AHMET AKYILDIZ

AHMET AKYILDIZ

InBusiness Dergisi Yazar

ahmet.akyildiz@inbusiness.com.tr
05.05.2025 | Pazartesi

Avrupa ekonomik görünüm:mayıs

ABD - Çin gümrük savaşlarından kendisine ekmek beklerken ekmeksiz kalması olası duran Kıta Avrupa’sında yüzde 15’lere varacak ek gümrük vergileri şoku halen atlatılabilmiş değil.

Alman ekonomisi, bölgedeki diğer ülkelere oranla daha büyük bir rol oynayan imalat sektöründeki kalıcı zayıflık nedeniyle kırılganlığını korumaya devam etti. Ekonomi, 2024'ün tamamında bir önceki yıla göre yüzde 0,2 geriledi. Çin ile artan rekabet ve yapısal sorunların ekonomiyi frenlemesiyle art arda ikinci yıl küçülme yaşandı. Ekonomi, 2023'te yüzde 0,3 daralmıştı.
Almanya Merkez Bankası'nın ekonomiye ilişkin 24 Şubat'ta yayımlanan raporunda, kurulacak koalisyon hükümetinin zorlu ekonomik ortamda göreve başlayacağına işaret edilerek, temel eğilim açısından Alman ekonomisinin, durgunluk içinde sıkışıp kalmaya devam ettiği aktarılmıştı.
Ajanslara düşen bir diğer önemli gelişmeyi de aktarmakta fayda var. Almanya'da her 3 şirketten 1'i ekonomideki durgunluk nedeniyle bu yıl işten çıkarmayı planlıyor. Köln Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IW) tarafından yapılan bir ankete göre, şirketlerin yaklaşık yüzde 35'i işten çıkarmayı planlıyor. Ancak geçen sonbaharda bu rakam yüzde 38 ile biraz daha yüksekti. Aynı zamanda, daha fazla istihdam yaratmayı planlayan şirketlerin oranı da yüzde 17'den yüzde 24'e yükseldi.
Mart ve nisan aylarında yapılan altı aylık ekonomi anketine 2000'den fazla şirket katıldı. Şirketlerin yüzde 35'i bu yıl geçen yıla göre daha az yatırım yapmak istiyor. Sonbaharda ise bu oran yüzde 40 ile daha da yüksekti. Aynı ölçüde, daha yüksek yatırım bekleyen şirketlerin oranı da yüzde 23'ten yüzde 28'e yükseldi.
Bernd Müller'in makalesinden derlediğimiz bilgilere göre Avrupa genelinde yaşanan orta sınıf buhranı derinleşmeye devam ediyor.
Almanya'da son yıllarda yaşanan enflasyon, birçok hanenin cüzdanında büyük bir delik açtı. Alman Merkez Bankası Bundesbank'ın yakın zamanda yaptığı bir araştırmaya göre, nüfusun en yoksul yarısı bundan özellikle olumsuz etkilendi.
Tüm hanelerin ortalama serveti yüzde 2.6 artarak 324 bin 800 avroya çıksa da fiyat ayarlaması yapıldığında bu da yüzde 11'e yakın bir düşüşe neden oldu. Dolayısıyla enflasyon tasarrufların önemli bir kısmını tüketti.
Merkez Bankası uzmanları bu ülkede servetin zaten çok eşitsiz bir şekilde dağıldığını vurguluyor; Avrupa ile karşılaştırıldığında bile hanelerin en zengin yüzde 10'u, toplam özel servetin yüzde 60'ından fazlasına sahip olmaya devam ediyor. 20 Avrupa ülkesi arasında sadece Avusturya'da dağılım daha da eşitsiz.
Alman ekonomisini yavaşlatan tek etken küresel durum değil. Uzmanlar ayrıca yerel yapısal sorunlar da görüyor: Çin'den gelen rekabet baskısı artıyor ve enerji yoğun sektörün kalıcı olarak küçüldüğü görülüyor. Ayrıca yaşlanan bir toplum ve yaygın bürokrasi de baskıya sebep oluyor.

Almanya'da İşsiz Sayısı
3 Milyon Kişiye Dayand
Her ay bu köşeden sizleri bilgilendirdiğimiz Almanya'da kapanan iş yeri sayılarının nitelikli sonucu netleşmiş durumda. Almanya'da mevsimsellikten arındırılmış işsiz sayısı, martta bir önceki aya göre 26 bin kişi artarak 2,92 milyon oldu. Söz konusu artış, Ekim 2024'ten beri en hızlı artış olarak kayıtlara geçti.
Almanya Federal İş Ajansı (BA), işsizlik rakamlarına ilişkin mart ayı verilerini açıkladı. Buna göre, ülkede mevsimsellikten arındırılmış işsiz sayısı, martta şubat ayına göre 26 bin kişi artarak 2,92 milyon oldu. Söz konusu artış, Ekim 2024'ten beri en hızlı artış olarak kayıtlara geçti. Beklenti, işsiz sayısının martta 10 bin artması yönündeydi.
Federal İş Ajansı Başkanı Andrea Nahles, "Mart ayı iş gücü piyasasında bahar toparlanması olarak adlandırılan dönemin başlangıcına işaret etmektedir. Ancak bu yıl ekonomik durgunluk bu toparlanmayı belirgin bir şekilde yavaşlatıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) Genel Müdür Achim Dercks de ülkede iş gücü piyasasındaki durumun kötüleşmeye devam ettiğini vurgulayarak, "Özellikle sanayi sektöründe istihdam önemli ölçüde düşmüştür. Son DIHK ekonomik anketi de önümüzdeki aylarda bu alanda daha fazla düşüş yaşanacağına işaret etmektedir. Ekonomik zayıflık ve yapısal zorluklar, azalan boş pozisyon sayısına da yansımaktadır" ifadelerini kullandı.

AB'den ABD'ye Ek Gümrük Vergisi

Avrupa Birliği (AB), ABD Başkanı Donald Trump'ın ek gümrük vergilerine karşı ilk misilleme önlem paketini onayladı. AB, metal anlaşmazlığında 21 milyar euroluk ABD malına gümrük vergisi uygulanmasını kabul etti.
Karara göre AB'nin ABD tarifelerine karşı ilk önlemleri 15 Nisan'da uygulanmaya başlayacak.
Avrupa Komisyonu, ABD'nin adil ve dengeli bir müzakere sonucunu kabul etmesi halinde önlem paketinin askıya alınabileceğini belirtti. AB ülkeleri, ABD ürünlerine yüzde 25 oranında ek gümrük vergisi getirilmesini önermişti.
AB'nin gümrük vergisi getirmeyi planladığı ürünler arasında motosikletler, kümes hayvanları, meyve, odun, giyim ve diş ipi bulunuyordu. Söz konusu ürünlerin toplam değeri geçen yıl 21 milyar euro (23 milyar dolar) civarındaydı.
Trump'ın gümrük vergileri kapsamında AB ülkeleri çelik, alüminyum ve otomobil ithalatında yüzde 25, diğer birçok üründe ise yüzde 20 oranında gümrük vergileriyle karşı karşıya kaldı. ABD'nin gümrük vergilerinden etkilenen AB'nin metal ihracatının hacmiyse geçen yıl 26 milyar euroydu.

ASYA EKONOMİK GÖRÜNÜM
ABD'nin Don Kişotluğuna aldırış etmeden yoluna bakan Asya ekonomilerinde işler beklenildiği gibi gidiyor. Teknoloji hisseleri ve dijital perakende tarafında gerilemeler gözükse de güçlü imalat desteği ve iç talepte yaşanan olumlu gidişat 2025 yılında ayrışmayı daha da derinleştirecek unsurlar.
Küresel dev Çin, bu verileri destekleyecek ilk açıklamasını nisan ayının ilk haftası duyurdu. Çin, ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde, beklentilerin üzerine çıkarak, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,4 büyüdüğü açıklandı.
Çin hükümeti bu rakamın beklentileri aştığını kaydederken, Çinli yetkililer ABD Başkanı Donald Trump'un getirdiği gümrük vergilerinin etkilerine hazırlanan ülkenin yılın ilk üç ayındaki ekonomik büyümesi, yüksek perakende satışlar ve sanayi üretiminin etkisiyle beklentileri aştığını kaydetti.
Gümrük savaşları devam ederken Çin, ABD'den ithal ürünlere uyguladığı gümrük tarifesini yüzde 84'e yükselteceğini bildirdi. Çin Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ABD'den ithal tüm ürünlere mevcut tarifelere ilaveten yüzde 50 ek gümrük vergisi getirileceği belirtildi.
Yeni tarifelerle, Çin'in ABD'den ithal ürünlere uyguladığı asgari tarife yüzde 84'e çıktı.

Makro Görünüm Çin – ABD Dengeleri
Çin ve ABD arasındaki ticaret geçen yıl yaklaşık 585 milyar dolara ulaştı.
ABD, Çin'den 440 milyar dolar değerinde mal ithal ederken, Çin ise ABD'den 145 milyar dolar mal satın aldı.
Uluslararası Para Fonu'na ABD ve Çin birlikte küresel ekonominin yaklaşık yüzde 43'ünü oluşturuyor.
Bakır ve petrol fiyatları küresel ekonominin sağlık göstergeleri olarak kabul ediliyor. Her ikisi de Trump'ın gümrük vergisi bombasını patlatmasından bu yana yüzde 15'ten fazla düştü.

Çin İmalat Rakamlarında Pozitif Ayrışma
Çin'e dair güncel pozitif veriler devam ediyor demiştik sizlere, bunu perçinleyen bir başka veriyi daha paylaşalım. Resmi PMI mart ayında 50,5 seviyesine yükseldi. Çin'den son gelen satın alma yöneticileri endeksi (PMI) pozitif bir ortama işaret etti.
Şubat›'ta endeks 50,2 seviyesindeydi. Mart ayına ilişkin beklentiler ise 50,4 seviyesine işaret ediyordu. Hizmetler ve inşaatı kapsayan imalat dışı PMI ise mart ayında 50,8'e yükseldi. Endekste 50'nin üzerindeki değerler büyümeye işaret ediyor.
Australia & New Zealand Banking Group Ltd. Kıdemli Çin Stratejisti Xing Zhaopeng, mart ayı PMI verilerini "karışık bir durum" olarak nitelendirdi.
Xing "Fabrikalar ithalat miktarını ve ham madde stoklarını azaltırken daha ucuz fiyatlarla stok eritiyor. İkinci çeyrekte ivmenin biraz yavaşlamasını ve politika desteklerine ihtiyaç duyulmasını bekliyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Güney Kore'den
Çip Üretimine 23 Milyar DOLARLIK Bütçe
Investing'in derlediği bilgilere göre Güney Kore, ülkenin hayati önem taşıyan yarı iletken endüstrisine yönelik destek paketini, geçen yıl açıklanan 26 trilyon wonluk paketin yaklaşık dörtte biri oranında artırarak 33 trilyon won'a (23 milyar dolar) çıkardığını duyurdu.
Ticaret Bakanlığı da dahil olmak üzere çeşitli bakanlıkların ortak açıklamasına göre Seul ayrıca çip endüstrisine yönelik mali yardım programını da önceki 17 trilyon won'a kıyasla 20 trilyon won'a çıkaracak.
Güney Kore'nin önemli çip sektörüne daha fazla para pompalama kararının, şirketlerin küresel olarak rekabet ederken daha ağır maliyetlerle başa çıkmalarına yardımcı olmak için tasarlandığı belirtildi.
Asya'nın dördüncü büyük ekonomisi, dünyanın en büyük bellek çipi üreticileri Samsung Electronics ve SK Hynix'e ev sahipliği yapıyor, ancak çip tasarımı ve fason çip üretimi gibi alanlarda bazı rakiplerinin gerisinde kaldılar.
Hükümet verilerine göre, 2024 yılında Güney Kore'nin yarı iletken ihracatı 141,9 milyar dolar olarak gerçekleşti ve ülke toplamının yüzde 21'ini oluşturdu. Çin ve Amerika Birleşik Devletleri'ne yapılan sevkiyatlar sırasıyla 46,6 milyar dolar ve 10,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.

AMERİKA KITASI
EKONOMİK GÖRÜNÜM
Wall Street'ten tutun Şangay'a, Okyanus'ta kendi halinde yaşayan 500 kişilik bir ada ülkesine herkes için tek cümle "Ek Gümrük Vergili Kara Nisan" olarak adlandırılan bir dönem.
Elinde pankart büyüklüğünde rakamlar ve yanlarında ülkelerin olduğu bir listeyi basın mensuplarına gösterip " bundan sonra bu vergileri bize ödeyeceksiniz" diyen bir ABD başkanı. Koca dünyanın son 36 aylık birikimini, enflasyon hedeflerini, kişisel servet kazanımlarını bir gecede perişan eden bir strateji. Donald Trump 30 yıldır uyuyan, dünyaya ayak uyduramayan, hazıra konan, emperyalist karlılık hedeflerine doymayan şirketlerinin Çin karşısında ezikliğini ve geri kalmışlığını gümrük politikaları ile aşacağını düşündü. En ufak bir yardımı olmayacak ve hiç akla gelmeyecek siyasi ve ekonomik birliktelikleri oluşturacak bir denklem. Kitabın ortasından söyleyelim hatta ABD tarihinin en fiyasko iktisadi ve siyasi hareketiydi gözümde. Hatırlanacağı üzere, Trump, temel tarife oranının yüzde 10 olacağını duyurmuştu. Buna göre, ülkenin ithalat yaptığı başlıca ticaret partnerleri için tarife oranı Avrupa Birliği'ne yüzde 20, Çin'e yüzde 34, Vietnam'a yüzde 46, Tayvan'a yüzde 32, Japonya'ya yüzde 24 ve Hindistan'a yüzde 26 olarak belirlendi.
Türkiye, Birleşik Krallık, Brezilya, Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri, Yeni Zelanda, Mısır ve Suudi Arabistan'ın aralarında olduğu bazı ülkeler için yüzde 10 gümrük vergisi uygulanması öngörüldü.
Bir önceki ay köşemizi okuyanlar hatırlayacaktır, Donald Trump'ın Fed üzerindeki baskısının artacağından bahsetmiştik. Üzerinden sadece 21 gün geçtikten sonra Trump Fed'in ABD için ayak bağı olduğunu ve ekonomiyi yavaşlattıklarından bahsetti. Kendi politikalarından medet bulamayan Trump yönetiminin en kolay vurabileceği alan olan Fed için beklenen son geldi diyebiliriz. Bakalım onlar bu denli siyasi baskılara ne denli karşılık verebilecek göreceğiz. Yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var, Trump'ın açıklamaları sonrası piyasalar 4.8 trilyon USD erirken, Fed Başkanı'nın aylık konuşması sonrasında sadece bir gecede Dow Jones 1.5 trilyon USD kaybetti.

FED Başkanı Beyaz Bayrağı Sallamak Üzere
Siyasi gerilimlerin ortasından kalan Fed'den piyasaları daha da karamsar hale sokabilecek açıklamalar ay içerisinde peş peşe geldi. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, bankanın kendini enflasyon ve istihdam hedeflerinin gerilim içinde olduğu zorlu bir senaryonun içinde bulabileceği uyarısında bulundu.
Powell, dünyanın geri kalanı için dolar sıkıntısı yaşanırsa küresel merkez bankalarına dolar tedarik etmeye hazır olup olmadıklarına dair soruya, "Kesinlikle" yanıtını verdi.
Powell, ABD'de yeni yönetimin ticaret, göç, maliye politikası ve düzenleme olmak üzere 4 farklı alanda önemli politika değişiklikleri uygulama sürecinde olduğuna dikkati çekerek, "Bu politikalar hala gelişiyor ve ekonomi üzerindeki etkileri oldukça belirsiz olmaya devam ediyor. Daha fazla bilgi edindikçe değerlendirmemizi güncellemeye devam edeceğiz" dedi.

FItch RatIng: ABD Ekonomisi Bu Vergiler İle Rekabet Edemez
Fitch Ratings ABD Ekonomik Araştırmalar Başkanı Olu Sonola da "Bu tarifeler muhtemelen ekonomide daha yavaş büyümeye ve daha yüksek enflasyona yol açacaktır" dedi.
Tüketici güvenindeki ani zayıflığın borsadaki genel düşüşle tüketici harcamalarının zayıflamasına yol açabileceğini belirten Sonola, tüketici harcamalarının ocak ve şubatta zayıfladığını, martta da zayıf olmasının beklendiğini ifade etti. Sonola, "Bu, 2024 yılında gördüğümüz tüketici harcamaları gücünden çok farklı bir durum" diye konuştu.
Tarifelerin Fed'in enflasyonla mücadelesine etkisini de değerlendiren Sonola, "Bu tarifeler, kesinlikle Fed'in işini daha da zorlaştıracak" görüşünü paylaştı.
Büyümenin zayıfladığı ve enflasyonun güçlendiği bir ortamda politika uygulamanın kolay olmadığına işaret eden Sonola, "Fed, ekonomik zayıflık iş gücü piyasasını ciddi şekilde zayıflatmazsa muhtemelen birkaç ay boyunca kenarda duracaktır" şeklinde konuştu.

Dünya Borsaları Haftalık yüzde 8,5 Düzeyinde Eridi
Japonya başta olmak üzere AB borsalarını da kattığımız da korkutucu bir ay geride kaldı. Özellikle teknoloji ve perakende sektörleri büyük kayıplar yaşandı. Apple hisseleri gündelik yüzde 9, Nike yüzde 14, Gap yüzde 20, Five Below yüzde 28, Dollar Tree ise yüzde 13 düzeyinde gerilemeler kaydedildi. Avrupa'da Fransa'nın CAC 40 endeksi yüzde 3.3, Almanya'nın DAX endeksi yüzde 3 değer kaybetti. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 2.8, Hong Kong'un Hang Seng endeksi yüzde 1.5 ve Güney Kore'nin Kospi endeksi yüzde 0.8 geriledi. Küresel servetin dibine kibrit suyu döken Trump ve ekibi nelere sebep oldu bir bakalım.

ABD finans piyasalarının, Kovid-19'un beş yıl önce küresel ekonomiyi yerle bir etmesinden bu yana en büyük günlük düşüş olarak tarihe geçildi.
Dow Jones bir günde 1.700 puan düşüşle kapandı, SP 500 ve Nasdaq Trump'ın tarifelerinin piyasaları sarsmasıyla 2020'den bu yana en kötü gününü kaydetti.
Milyarderler de bir günde 208 milyar dolar kaybetti. Dünyanın en engin isimlerinden Warren Buffett, Elon Musk, Jeff Bezos, Mark Zuckerberg ve Bernard Arnault başta olmak üzere milyarderin toplam serveti 208 milyar dolar eridi.
Asya borsalarında görülen sert satışlar, Avrupa borsalarında da kendini gösterdi. Açılışla birlikte Avrupa'da Stoxx 600'de yer alan şirketlerin yaklaşık yüzde 97'sinin hisse fiyatları geriledi. Almanya'da DAX 40 endeksindeki kayıp açılışın ardından yüzde 4,7'ye ulaşırken, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 4,9, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 3,8 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 5,3, İsviçre'de SMI endeksi yüzde 4,8 değer kaybetti. Böylece Avrupa borsaları pandemiden bu yana en sert düşüşünü yaşamış oldu.

TCMB Ekonomistler Beklenti Anketi
NİSAN Sonuçları
Yıl sonu enflasyon tahmini 28.04'ten yüzde 29,98'e yükseldi.
Yıl sonu dolar tahmini 42.79'dan, 43.60'a gerilemiştir.
Yıl sonu faiz beklentisi yüzde 42,33'den 46'ya yükseldi.
Yıl sonu büyüme oranı yüzde 3.1'den 3'e geriledi.

Merkez Bankası Rezervleri Satışlar Sonrası 150 Milyar DOLARIN Altına Geriledi
Merkez Bankası rezervleri, ay içerisinde siyasi gündemde yaşanan gerilimler ve Trump'ın dünyayı karşısına alan kararları sonrasında gerileme trendine girdi.
l TCMB haftalık verilerine göre, 11 Nisan ile sona eren haftada döviz rezervler 9 milyar 932 milyon dolar azalarak 77 milyar 838 milyon dolardan 68 milyar 6 milyon dolara geriledi. Böylece son beş haftada rezervlerde düşüş yaklaşık 29,8 milyar dolara ulaştı.
l Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) döviz rezervleri, önceki dört hafta yaşanan düşüşünü, geçen hafta da sürdürdü; son 5 haftada düşüş 30 milyar dolara yaklaştı.
l Altın rezervleri 76 milyar 422 milyon dolardan 79 milyar 481 milyon dolara çıktı ve yeni zirvesine ulaştı. Böylece toplam rezervler 154 milyar 260 milyon dolar olan seviyesinden, 147 milyar 488 milyon dolara geldi.
l Bir önceki hafta 48 milyar 701 milyon dolar olan net uluslararası rezervler, söz konusu haftada 9 milyar 837 milyon dolar azalarak 38 milyar 874 milyon dolara indi.

TÜRKİYE EKONOMİK GÖRÜNÜM
Nisan ayının en beklenmedik gelişmesi elbette Merkez Bankası'nın şahin faiz artış kararı oldu. Çekirdek enflasyonda göreceli düzelmeye rağmen, bireysel konut / arsa / araç alımları başta olmak üzere önden fiyatlamalı satın alımların önüne geçmek isteyen merkez, bu işin kolay olmayacağını sert bir duruşla ifade etti.
Donald Trump'ın ABD'yi Çin karşısında korumak için aldığı korumacı kararlar, eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik açılan yolsuzluk davası, İstanbul ilçe belediyelerine yönelik Masak iltisaklı soruşturmalar, Suriye denklemi üzerinde İsrail ile sıcak çatışma riskleri gibi unsurlarında devreye girmesi sonucunda iç piyasada da daralmanın boyutunun arttığını gözlemledik. Altın ons fiyatının rekor denemeleri sonrasında merkezin 10 milyar USD düzeyinde piyasaya müdahalesi gidişatı özetler nitelikteydi.

Nisan ayında yaşananları kısa notlarla özetlersek;
l Mart ayında çekirdek enflasyon kırılganlığını korudu.
l Dış ticaret verileri bacağında Avrupa'nın iştahsız hali ihracatçıların kırılganlığını artırdı.
l Konut ve araç alımlarında talep yükselmesinin ana kaynağının enflasyondan korunma / fiyat artışı beklentileri üzerine olması karar alıcıların sert hamle yapmasında önemli bir konu başlığı oldu.
l Hanehalkı ve KOBİ'lerin altına yönelimi sonrasında TL / TL Cari / Cari Katılım ve aylık mevduat getiri beklentilerinde artış görüldü. 90 günlük vadeli mevduat getirisi yeniden yüzde 48 bandına yükseldi.
l Yıllık enflasyon beklentisinin yüzde 39- 41 bandında olduğu bir ortamda TL bazlı gözüken eksi 13 / eksi 14 EBİTDA getirisi karşılığı, iç daralmayı tetikleyecek bir görünüme evrildi. TL 3 aylık mevduat getirisinin yüzde 48 olduğu bir ortamda ticari ve Kobi kredilerinde talep daralmasının olasılığı yükseldi. Temmuz ayına kadar iç piyasada daralma koşulları devam edecek gibi gözüküyor.

TCMB'den Nisan Ayı Toplantısında Tarihi Salvo;
Faizler yüzde 49 Bandında
Global bankalardan ülke içi finans kuruluşlarına kadar herkesin faiz indirim serisinin devam edeceğine yönelik beklentisi Merkez Bankası tarafından sert bir artış ile sonlandırıldı. 13 ay sonrasında gelen faiz artışı herkesi tedirgin ederken, nisan ayında da enflasyonun yükseleceğine dair verilen bilgi notu piyasalar açısından acı bir reçete olarak algılandı. Bunun yanında merkezin gecelik borç verme faiz oranını da 300 baz puan artırarak yüzde 49'a çıkardığını, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise yüzde 41'den yüzde 44,5'e yükselttiğinin altını çizelim.

Merkez Bankası neden 350 baz puanlık bir artışa gitti detaylara bir bakalım,
AYLIK ENFLASYONDA YÜKSELİŞ BEKLENTİSİ
Aylık temel mal enflasyonunun finansal piyasalardaki gelişmelerin etkisiyle nisan ayında bir miktar yükseleceği, hizmet enflasyonunun ise görece yatay seyredeceği öngörülüyor. Öncü veriler yurt içi talebin ilk çeyrekte ivme kaybetmekle birlikte öngörülenin üzerinde seyrettiğini ve enflasyonu düşürücü etkisinin azaldığını ima ediyor.

KÜRESEL TİCARETTE GERİLİM VURGUSU
Küresel ticarette artan korumacı eğilimlerin küresel iktisadi faaliyet, emtia fiyatları ve sermaye akımları kanalıyla dezenflasyon sürecine olası etkileri yakından takip ediyor. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ediyor.
Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile dezenflasyon sürecini güçlendiriyor.
Finansal piyasalarda son dönemde yaşanan gelişmeler neticesinde parasal aktarım mekanizmasını destekleyen ilave adımların atılması şart görülüyor.
Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecek.

BİZE ULAŞIN