Almanya 2023 yılını daralma ile kapadı
Ocak ayında küresel piyasaların kırılgan gidişatına ayak uyduran Avrupa Ticaret Bölgesi, 2024 yılına sakin bir giriş gerçekleştirdi. Avrupa’nın taşıyıcı ülkelerinde belirgin bir düzelme kaydedilmezken, teknik resesyon risklerinde de kademeli çıkışların gözlemlendiği bir ayı geride bıraktık.
Navlun ve küresel taşımacılık risklerinin artması sonucunda Nisan ve Mayıs aylarında ÜFE'de baskının artacağını projekte etmekteyim. Bununla birlikte brent üzerinde fiyat baskısının artması sonucunda çekirdek enflasyon ile mücadelenin zorlanacağı bir döneme girmiş bulunmaktayız. Bu açıdan Mart – Nisan ve Mayıs aylarında ana gündemi enerji ve taşımacılık maliyetleri oluşturacak.
ECB yetkilileri ve Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi kurumlardan gelen açıklamalara baktığımızda Euro Bölgesi'nde, enflasyonu kontrol altına almak için yaklaşık iki yıldır uygulanan agresif faiz artışları ve sıkı para politikasına karşın bölge ekonomisi için yumuşak iniş beklentilerinin güçlü kalmaya devam ettiği görülüyor. Tahmin medyanlarına baktığımızda Euro Bölgesi'nin 2024'te yüzde 1,2-1.3 düzeyinde büyüme yaşanması olası durmakta.
Almanya 2023 yılını daralma ile kapadı
Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), verilerine göre Alman ekonomisinde 2023 yılında beklentilere paralel olarak yüzde 0,3'lük daralma gerçekleşti. Avrupa'nın en büyük ekonomisi 2022'de arz sorunları, enerji krizi ve Ukrayna-Rusya savaşına rağmen yüzde 1,8 büyüme kaydetmişti. Gelen veriler ışığında, Almanya 2023'ün son çeyreğinde de bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 küçüldü.
Almanya özelinden devam ettiğimizde ihracat gücünü temsil eden tüm sektörlerde S.O.S sinyali gelmeye devam ediyor. Özellikle Çin'in elektrikli araç piyasasını net şekilde domine etmeye başlaması Almanları bir hayli düşündüren bir gelişme. Bunun yanında robotik ve yapay zeka, elektro- mekanik / yarı iletken çip üretimi gibi niteliksel sektörlerde de Çin'in arkasında yer almaya başlayan Almanya'nın konfor alanı hastalığına yakalandığını göre uzmanlar AB için çanların çalmaya başladığını beyan etmekteler.
Avrupalı nakliye şirketleri karamsarlığı koruyor
Ocak ayında Avrupa menşeili taşımacılık şirketleri strateji değiştirdi. Navlun fiyatlarına etkisinin bir hayli yüksek olacağını öngördüğümüz bu durumun derinleşmesi halinde tedarik zincirlerinin bozulması içten bile değil.
MSC (Mediterranean Shipping Company), Kızıldeniz'den uzak durduğunu açıklarken, Maersk ise Kızıldeniz geçişlerini geçici olarak durdurdu. Maersk Hangzhou'nun saldırıya uğramasının ardından bu kararı alan şirket izleme politikasını yürürlüğe almış durumda. Fransız denizcilik şirketi CMA CGM yaptığı açıklamada bazı gemilerinin Kızıldeniz'den geçtiğini ve Süveyş Kanalı'ndan geçişlerini kademeli olarak arttırmayı planldıklarını kaydetmiş durumda.
Ticaret kanalları sorunu kimya sektörüne darbe vurdu
Avrupa'nın en büyük kimya sektörüne sahip olan ülkesi Almanya, Kızıldeniz'deki saldırılardan ciddi şekilde etkilenmeye başladı. Otomobil ve mühendislikten sonra 282 milyar dolarlık satışla Almanya'nın üçüncü büyük endüstxrisi olan kimya sektörü Avrupa dışından yaptığı ithalatın yaklaşık üçte biri için Asya'ya güvenirken, Husiler üzerinden yürütülen hegomanya savaşının etkileri bir hayli ağır oldu.
Almanya, Kızıldeniz üzerinden yapılan sevkiyatların gecikmesinden olum- suz etkilenmeye başladı. Firmalardan derlediğimiz notlara baktığımızda Gechem, trisodyum sitratın yanı sıra sülfamik ve sitrik asidi de yeterli miktarda alamadığı için bulaşık makinesi ve tuvalet tabletlerinin üretimini azalttığını açıkladı.
Kimyasal üreticisi Evonik, kısa süreli rota değişiklikleri ve gecikmelerden etkilendiğini belirterek, bazı gemilerin birkaç gün içinde üç defaya kadar yön değiştirdiğini ekledi. Şirket kriz etkilerini hafifletmek için siparişlerini erken vermeye geçici olarak bazı kimyasallarını hava taşımacılığı ile nakliye etmeye başladı. Alman kimya endüstrisini temsil eden bir ticaret grubu VCI, Asya ithalat- larına bağımlılığa dikkat çekerek, üretim kesintilerinin bireysel vakalarla sınırlı olması gerektiğini, ancak Kızıldeniz üzerinden yapılan ithalat gecik- melerinin zaten zayıflamış olan sektör için ek bir yük olduğunu söyledi. "S&P Global'e göre Avrupa'nın kimya sektörü, otomobil ve gıda ile birlikte en savunmasız sektör olarak görülüyor "
İngiltere ekonomisi kasımda aylık bazda %0,3 büyüdü
İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından açıklanan verilere göre, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH), Ekim 2023'teki %0,3'lük düşüşün ardından, Kasım 2023'te aylık bazda %0,3 oranında büyüdü.
Hizmet sektörü, Ekim 2023'teki %0,1'lik düşüşün ardından Kasım 2023'te %0,4 oranında artarak GSYİH'deki büyümeye en büyük katkıyı sağlayan sektör oldu. İmalat sektörü, ekim ayındaki %1,3'lük düşüşün ardından kasım ayında %0,3 büyürken inşaat sektörü ise, ekim ayındaki %0,4'lük düşüşün ardından kasım ayında %0,2 oranında küçüldü.
Fransa'da çekirdek enflasyon yeniden ısındı
Avrupa'nın en değişken ekonomilerinin başında gelen Fransa'da enflasyon soğuması istenilen seviyeye indirilemiyor. Aralık ayında Fransa'da yıllık enflasyon, %4,1 seviyesinde gerçekleşerek, kasım ayındaki %3,9'luk oranın üzerine çıktı. Enerji fiyatları özellikle dikkat çekici bir artış gösterdi ve aralık ayında %5,6 yükseldi. Bir önceki aydaki artış oranı %3,1 seviyesindeydi. Uzmanlara göre, Fransa'da, hükümetin hanehalkına yönelik desteklerini azaltması ve enerji maliyetlerinin artmasıyla birlikte hizmet fiyatlarının hızlı bir şekilde yükselmesi, aralık ayında enflasyonun artmasına neden oldu.
Fransa'da bu durumlar yaşanırken AB enflasyonunda görünüm biraz daha pozitif. IMF Avrupa Bölgesel Ekonomik Görünüm raporuna göre, enflasyonun yumuşak iniş yöneldiği kaydedildi. IMF raporunda, Euro Bölgesi'nde enflasyonunun 2022'deki yüzde 8,4 olduğu anımsatılarak, bunun 2023'te yüzde 5,6'ya ve 2024'te yüzde 3,3'e gerileyeceği öngörüldü.
Asya ekonomik görünümü
Asya – Pasifik görünümüne baktığımızda Çin'in sessizliğini korumaya devam ettiğini gözlemliyoruz. Bununla birlikte Japonya verilerinin düzeldiği bir denkleme girmiş bulunmaktayız. Piyasalar Ocak ayının son haftasında Japonya'dan gelen ekonomik verilerin yanı sıra Avustralya'dan gelen fabrika faaliyeti verilerini de değerlendirmeye devam etti. Japonya'nın Aralık ayı ihracatı beklentileri aştı; ticaret dengesi, ekonomistlerin beklediği 122,1 milyar dolarlık açıkla karşılaştırıldığında 62,1 milyar dolar fazla verdi. Veriler, Japonya Merkez Bankası'nın para politikasını değiştirme- den bırakmasından bir gün sonra geldi.
Avustralya'da Juno Bank'ın flaş PMI anketleri de görüldü; bu anketler, 11 ay boyunca süren daralmanın ardından Ocak ayında imalat faaliyetlerinde genişleme olduğunu gösterdi. Ülkedeki ticari aktivite de Ocak ayında Aralık ayına göre daha yumuşak bir daralma kaydetti.
Çin denklemine geri döndüğümüzde sıkıntılı bir sürecin ortasında olduğumuzu söylememiz lazım. Çin hisse senetleri, yıllardır süren piyasa çöküşünün ortasında kötü günler geçiriyor. Elimize geçen son Bloomberg verilerine göre, Çin ve Hong Kong hisse senetleri 2021'de zirveye ulaştığından bu yana yaklaşık 6,3 trilyon dolarlık piyasa değeri kaybetmiş durumda. En büyük piyasa değerine sahip Şangay ve Shenzhen'de listelenen 300 hisse senedini takip eden CSI 300, bu yıl şimdiye kadar yaklaşık yüzde 5 düştükten sonra yüzde 1,13 daha düşük seyretti.
Çin'den borsalara 278 milyar dolarlık dev yardım paketi
Daha önce de bahsettiğimiz üzere zor günler geçiren Çin ekonomisi destek paketleriyle teşvik edilmeye çalışılıyor. Ajanslardan derlediğimiz bilgilere göre borsalarındaki çöküşü durdurmak için bir kurtarma paketi üzerinde çalışılıyor. Çinli yetkililerin, Hong Kong piyasaları üzerinden hisse satın alarak piyasanın istikrara kavuşturulmasına yardımcı olmak için öncelikle Çin devletine ait şirketlerin offshore hesapları aracılığıyla yaklaşık 278 milyar dolar (2 trilyon yuan) elde etmeyi hedefledikleri belirtiliyor. Bu miktarın ne kadarının borsalara aktarılacağı ise henüz bilinmeyen bir gelişme.
Bloomberg'e göre Çinli politikacılar, devlete ait finans şirketleri China Securities Finance Corp. veya Central Huijin Investment Ltd. aracılığıyla hisselere yatırım yapmak için kullanılacak 300 milyar yuan tutarında yerel fonu da bir kenara ayırdı.
Çin'in CSI 300 endeksi geçen yıl yüzde 11,4 düşerek üst üste üçüncü yılında geriledi. Hong Kong'un Hang Seng endeksi 2023'te yaklaşık yüzde 14 düşüş göstererek Asya'nın en kötü performans gösteren borsası oldu.
Güney Kore faiz artışlarından rahatsız
Güney Kore ekonomisi 2023'ün dördüncü çeyreğinde üçüncü çeyreğe kıyasla marjinal olarak daha yavaş büyürken, yüksek faiz oranları ihracat artsa bile iç talebi azalttı. Ülkenin hane halkı, Kore Merkez Bankası'nın 2021 ortasından bu yana yaptığı toplam 300 baz puanlık faiz artışından etkilenerek harcamaların azalmasına neden oldu. Bu durum neticesinde özellikle tekno- loji perakendesinde iç talep zayıflaması öne çıkarken, Mayıs ve Haziran ayların- da iç piyasayı destekleyici paketlerin öne çıkacağını öngörüyoruz. Reuters'ın 15 Ocak-22 Ocak tarihleri arasında 25 ekonomistle yaptığı anketin medyan tahmini, Ekim-Aralık döneminde gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) mevsimsellikten arındırılmış bazda bir önceki çeyreğe göre %0,5 ar- tacağını öngörüyor. Bu büyüme üçüncü çeyrekte görülen %0,6'lık büyümeden biraz daha az. Tahminler %0,1 ile %0,9 arasında değişmekte olup ekonominin karşı karşıya olduğu belirsizliklerin altını çizmekte. Resmi GSYH verilerinin ise 25 Ocak'ta açıklanması bekleniyor.
ABD ekonomik görünümü
ABD ekonomisi üzerinden şekillenen kıta ekonomisinde faiz indirim beklentileri iktisadi gidişatı belirlemeye devam ediyor. Fed'in ABD ekonomisinde yumuşak bir iniş gerçekleştirme yolunda ilerlediğine dair beklentiler artarken Mart-Nisan aylarından birinde faiz indiriminin mantıklı olacağına dair görüşler artış kaydetti. Benim bu noktada görüşüm indirim için henüz erken bir sürecin içinde olduğumuz yönünde.
Nisan ayı öncesinde yapılacak bir indirimin çekirdek enflasyon ile mücadeleyi sekteye uğratması olası gözüküyor. Fed yetkililerinin piyasanın bu yıl yakın ve derin faiz indirimlerine ilişkin beklentileri karşısında geri adım atması nedeniyle, Mart ayında faiz indirimi ihtimali son günlerde önemli ölçüde azalarak yüzde 37 civarına düşmüş durumda.
Konjektürel olarak askeri kanadın güdümünde hareket eden ABD ekonomisi küresel faizlerin yüksek kalmasında önemli bir etken. Kızıldeniz'de yaşanan gerilimde diplomasi yerine müttefikleriyle askeri harekata girişen ABD, dünya ekonomisini zora sokmuş durumda. Avrupa'da petrol tedariki zora girerken, Orta Doğu ekonomileri de gerginliğin artmasından olumsuz etkilendi.
Belçika merkezli Kpler kuruluşunun verilerine göre Orta Doğu'dan Avrupa'ya giden petrolün oranında neredeyse yarı yarıya bir azalma meydana geldi. Aksa Tufanı Operasyonu'nun başladığı 7 Ekim'de Orta Doğu'dan Avrupa'ya giden günlük 1,07 milyon varil petrole karşılık bu oran aralık ayında günlük 570 bine kadar düşmüş durumda.
ABD halkı tüketim eğrisinden geri adım atmadı
İhracat rakamlarından umudunu kesen ABD ekonomi yönetimi yeniden iç tüketime yönelmiş durumda. Yüzde2 enflasyon hedefine aylar itibarıyla yaklaşmaya başlayan ABD'de bireysel tüketimin hızlı bir şekilde düşmemesi içinde strateji üzerinde çalışılıyor.
Konuya ilişkin olarak, 2024 yılında orta halli iyi bir yıl beklediğini dile getiren Moody's Analytics'in Başekonomisti Mark Zandi, ekonominin büyümeye devam edeceğini ve aşağı yönlü bir hareketten kaçınacağını dile getirdi. Zandi, "2024 iyi bir yıl olacak diye düşünüyorum ve benim bu fikre sahip olmamın sebebi ABD'de tüketicilerin tüketmeye devam etmesi ve bu devam ettiği sürece ABD ekonomisi de iyi olacak diye düşünüyorum" diye konuştu.
2024 yılı ABD bütçesi açık vermeye başladı
Küresel maliyetlerin bir hayli yükseldiği 2024 yılında ABD seçimler öncesi bütçe gerginlikleriyle de mücadele etmeye çalışıyor. Mali zorlukların yüksek faiz oranlarıyla daha da arttığı son çeyrekte, kamu borcunun net faiz ödemelerinde bir önceki yıla kıyasla yüzde 49'luk artış kaydetmesinin altını çizmekteyiz.
Ajanslara düşen son haber- ler de geçen yıl hükümetin bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 9'unu aşmış olabileceği, bu durumun geçici politikaların mali bozulmayı ele alma konusundaki yetersizliğini gösterdiği kaydedilmiş durumda.
Konuya ilişkin Fitch Ratings'in bilgi notu ise bir hayli önemli, Fitch siyasi dinamiklerin en azından kasım ayındaki seçimlere kadar devam edeceği yönündeki görüşümüzle örtüşüyor ifadesi kullanmış durumda. Fitch analistleri mali konsolidasyon tedbirinin kabul edilmesinin beklenmediği kaydederek, Ukrayna'ya ya da Tayvan'a veya sınır güvenliği konusunda ek destek paketleri gibi olası tasarıların harcamaları daha da artırabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye ekonomik görünümü
Yüksek faiz politikası neticesinde iç piyasada sakin bir ay geri kalırken, ticari aktivite de gözüken yavaşlama dikkat çekti. Özellikle inşaat sektöründe yavaşlama dikkat çekerken, kredili konut satışlarında da sert yavaşlama öne çıktı.
Konuya ilişkin Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, özellikle ipotekli yani banka finansmanıyla yapılan satışlardaki %33 oranındaki azalmanın büyük bir sorun oluşturduğunu kaydetti.
2023 yılının neredeyse genelinde tüm kredi türlerinde yaşanan erişim sorunu konut satışlarını gerilettiğinin üzerinde durulurken, yıllık bazda %67 ile enflasyona paralel bir artış sergileyen inşaat maliyetlerinin de konuta olan talebi aşağı çektiğinin altını çizdi. Makro tarafa baktığımızda Kasım ayında sanayi üretimi, takvim etkisinden arındırılmış bazda yıllık %0.2 ile sınırlı artış kaydetti. 3 aylık dönemde sanayi üretim yıllık büyümesi %2.8'den %1.8'e belirgin şekilde yavaşladı. Aylık bazda ise sanayi üretiminin %1.4 daraldığını gözlemledik. Sanayi üretimi aylık bazda üst üste beş ay küçülürken, son veriler Eylül 2022 sonrası en hızlı daralmaya işaret etti.
Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 42,5'ten yüzde 45 düzeyine yükseltilmesine karar verilen TCMB Para Politi- kası Kurulu'nun basın duyurusuna göz gezdirdiğimizde;
-Aralık ayında manşet enflasyon son Enflasyon Raporu'nda sunulan görünümle uyumlu bir artış kaydettiğnin,
-Yurt içi talebin mevcut seviyesi, hizmet fiyatlarındaki katılık ve jeopolitik riskler enflasyon baskılarını canlı tuttuğunun, -Yakın döneme ilişkin göstergeler, parasal sıkılaştırmanın finansal koşullara yansımasıyla yurt içi talepteki dengelenmenin, öngörülen dezenflasyon süreci ile tutarlı seyrettiğine işaret ettiğinin,
-Parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığını ve bu düzeyin gerektiği müddetçe sürdürüleceğinin,
-Faiz kararlarının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleme amacıyla, kullandığı sterilizasyon araçlarının çeşitliliğini artırarak miktarsal sıkılaştırmaya devam edileceğinin altı çizilmiştir.
-Bir ay önce yine bu köşeden beyan ettiğimiz üzere PPK faiz artış serisini sürdürmüştür. Bununla birlikte ara metinlerde de net şekilde görüldüğü üzere faiz serisinde artık sona yaklaşıldığı net şekilde ifade edilmiştir. Bu noktadan sonra özellikle çekirdek enflasyonun aylık bazda gerilemesi ile birlikte faizlerin kademeli gerilemesine yönelik stratejinin uygulamaya alınacağını net şekilde söyleyebiliriz. Mayıs ve Haziran PPK kararlarında bu doğrultuda alınacak kararların daha net şekilde ortaya koyulması olası durmaktadır.
Merkez Bankasının rezervleri 139 milyar dolar seviyesinde
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervleri iki haftalık düşüşün ardından sınırlı da olsa yeniden artış gösterdi. Net rezervlerde ise düşüş izlendi. TCMB verilerine göre rezerv- ler 12 Ocak haftasında 139,8 milyar dolar olarak kaydedildi. Bir önceki hafta rezervler 139,6 milyar dolar düzeyindeydi.
Net rezervler aynı dönemde 29,5 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta net rezervler 32,3 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Swap hariç net rezervlerde ise sınırlı bir artış izlendi. TCMB'nin swap hariç net rezervi geçen hafta eksi 39,3 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezerv eksi 39,6 milyar dolar olarak kaydedilmişti.