Riske dikkat
Sermaye koyma borcunu yerine getiremeyen hissedar, şirketten çıkarılma riski ile karşı karşıya…
Anonim şirketlerde malvarlığının korunması temel ilkedir. Anonim şirketin borçlarından dolayı pay sahiplerine başvurulamıyor. Pay sahibinin, anonim şirkete olan asli ve tek borcu sermaye taahhüdüdür ve bu emredici niteliktedir.
Anonim şirkette malvarlığının korunmasını sağlayan hükümlerin amaçlanan etkiyi gösterebilmesi, öncelikle pay sahiplerinin sermaye taahhüdünü ifa etmesine bağlıdır. Bu bağlamda, anonim şirkette ıskat prosedürü, pay sahibinin taahhüt ettiği pay bedellerini ödemede temerrüde düşmesi halinde, pay sahibinin anonim şirketi zarara uğratmasının önüne geçme amacıyla getirilmiştir. Temel ilke olarak ıskat yaptırımı, ödenmemiş paylar üzerinde ve sermaye borcunun ödenmemesi halinde uygulanabilir ve ıskatın geçerliliği ve keyfiliğin önüne geçmek için belirli bir usulün izlenmesi gerekir.
Ödeme tarihi geçirilirse ne olur?
Türk Ticaret Kanunu madde 344 uyarınca, nakden taahhüt edilen payların itibarî değerlerinin en az yüzde 25'i tescilden önce, geri kalanı ise şirketin tescilini izleyen 24 ay içinde ödenmeli. Kalan sermaye borcunun ödenmesi için yönetim kurulunun 24 ay içinde pay sahiplerine talepte bulunması gerekir. Bu da yönetim kurulu tarafından, pay sahiplerinden ilan yoluyla isteniyor. Yönetim kurulu yapacağı ilanda, ödenmesi istenen sermaye borcunun oranı veya tutarı ile ödeme tarihi ve ödemenin nereye yapılacağı açıkça belirtilmelidir. Sermaye taahhüdünü yerine getirmeyen hissedar, yapılan ilanda belirtilen ödeme tarihinde sermeye taahhüdünü halen yerine getirilmediği durumda ihtara gerek olmaksızın, temerrüt faizi ödemekle yükümlü hale geliyor.
Öte yandan, böyle bir temerrüt sonucunda yönetim kurulu, hissedarı, (i) yaptığı kısmi ödemelerden doğan haklarından yoksun bırakmaya ve (ii) söz konusu payı satıp yerine başkasını almaya ve kendisine verilmiş pay senedi varsa, bunları iptal etmeye yetkili ki bunlar hissedar için ciddi yaptırımlar. Böyle bir durumda hissedarın anonim şirketten ıskat yolu ile çıkarılmasında izlenecek usul çok önemli. Aksi halde ortaklıktan çıkarma işleminin geçersizliğine dair iddia riski ile karşı karşıya kalınır.
Yönetim kurulunun uyması gereken usul
Iskat yoluna başvurulması için yönetim kurulunun uyması gereken usul bulunmakta: Yönetim kurulu temerrüde düşen pay sahibine borcunu yerine getirmesi için çağrıda bulunmalı. Bu çağrı Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve esas sözleşmenin öngördüğü şekilde ilan yoluyla şirketin internet sitesinde de yayımlanacak bir mesajla yapılmalı. Ayrıca nama yazılı pay sahiplerine bu davet ve ihtar, ilan yerine, iadeli taahhütlü mektupla ve internet sitesi mesajı ile yapılmalı.
İhtarın aşağıdaki hususları içermesi gerekiyor
Mütemerrit pay sahibinin temerrüde konu olan tutarı bir ay içinde ödemesi, aksi hâlde, ilgili paylara ilişkin haklarından yoksun bırakılacağı ve sözleşme cezasının isteneceği: Iskat kararının verilmesi için, yönetim kurulunun bu prosedürü işletmesi ve ödemenin pay sahibi tarafından bir ay içinde yapılmaması halinde, yönetim kurulu ıskata ilişkin karar alabilir.
Yönetim kurulu, ıskat kararını ilgili pay sahibine mutlaka bildirmeli. Önceden Bedeli Tamamen Ödenmiş Paylar İçin Pay Sahibinin Iskat Edilmesi Mümkün Değil, Bu Sebeple Iskata Konu Hisselerin Oransal Hesabı Dikkatli Yapılmalı: Iskat işleminin tamamlanması için ıskat kararının alınması yeterli olmayıp, bu kararın pay sahibine bildirilmesi zorunlu. Kararın pay sahibine bildirilmesine kadar, pay sahibi tüm haklarını kullanmak hakkına sahip oluyor. Iskat sonucunda pay sahibinin ilgili paylar üzerinde, başka bir ifade ile yalnızca temerrüde düştüğü paylar üzerinde, pay sahipliği sıfatı sona ermekte. Daha önceden bedeli tamamen ödenmiş paylar için pay sahibinin ıskat edilmesi mümkün değil, bu durum uygulamada karıştırılıyor veya unutuluyor, bu sebeple pay sahibinin daha önceden bedelini ödediği payları varsa ıskata konu hisse oranı dikkatlice yapılmalı.
Iskat Sonucu Sahipsiz Kalan Paylara İlişkin Haklar Geçici Olarak Anonim Şirketin Kendisine Geçer: Iskata konu bu paylar, yönetim kurulu tarafından bir an önce üçüncü kişilere satılıp, sermayenin yerine koyulması gerekir. Yönetim kurulu payların satışı sırasında şirketin menfaatini korumaya ve payları değerinde satmaya özen göstermelidir. Ancak ıskat sonucu yönetim kurulu ilgili payları itibari değerin altında satmak durumunda kalabilir. Böyle bir durumda Türk Ticaret Kanunu madde 483/3 uyarınca, mütemerrit pay sahibi, yeni pay sahibinin ödemelerinden açık kalan tutar için şirkete karşı sorumlu olmaya devam eder.
Öte yandan, yönetim kurulunun payları yüksek bir bedelle değerlendirmesi hâlinde itibarî değeri aşan kısım pay sahibine iade edilmez; kanunî haddini bulmuş olsa bile şirketin kanunî yedek akçesine eklenir. Yönetim kurulu payları değerlendirirken bağlam hükümlerine uygun davranmalı ve payların taahhüt edilmesi konusunda mevcut pay sahiplerine, bir pay grubuna veya üçüncü kişilere öncelik hakkı veren ana sözleşme hükümlerine uymak zorunda.
Iskat kararı nasıl hükümsüz olur?
Iskat kararının hükümsüz olması, başka bir ifade ile yokluk, butlan veya iptal edilebilir olması durumu da uygulamada oldukça karşılaşılan durumlardır. Yokluk (işlemin kurucu unsurun bulunmaması halleri örneğin; yönetim kurulu karar yeter sayısının bulunmaması, başka bir organ tarafından karar alınması vb.) ve butlan (kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olan veya imkanız olan haller, örneğin; eşit işlem ilkesine aykırılık, sermayenin korunması ilkesine aykırılık vb.) durumlarında, ıskat işleminin baştan itibaren geçersiz olduğu; iptalde (yönetim kurulu kararları kanunda belirtilen istisnalar dışında iptal edilemez.
Ancak ıskat konusuna ilişkin olarak yönetim kurulu kararının değil, ıskat işleminin iptaline karar verilebileceğine ilişkin görüşler bulunmaktadır) ise mahkeme kararı ile ıskat işlemi iptal edilene kadar geçerli olduğunu da belirtmek isterim.
Iskat müessesi ciddi bir müessesidir, yönetim kurulu şirketin menfaatlerine göre dikkatli hareket etmeyi gözetmeli, öte yandan da pay sahibinin ıskatına karar verdiğinde tüm süreci esasa ve usule uygun yürütmeli, icra etmelidir.