Türk Beyaz Eşyası Küresel Ligde
TÜRKBESD, 40. kuruluş yıl dönümünde Türkiye Beyaz Eşya Sektörü 40. Yıl Etki Analizi Raporu’nun sonuçlarını paylaştı. Rapora göre, 1986’da 1,2 milyon adet olan yıllık üretim bugün 29,1 milyon adede ulaşırken, 2000–2025 döneminde sektörün yarattığı her 1 birimlik değer ekonomi genelinde 4,4 birimlik etki oluşturdu. Sektörün bu dönemdeki toplam GSYH etkisi 441,8 milyar dolara ulaşırken, net dış ticaret fazlası 63 milyar dolar oldu.
Türkiye sanayisinin köklü üretim alanlarından biri olan beyaz eşya sektörü, kırk yılda üretim kapasitesini, mühendislik yetkinliklerini ve teknoloji altyapısını geliştirerek küresel pazarlarda güçlü bir konuma ulaştı. Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), sektörün ortak sesini ve kurumsal temsilini güçlendirdiği 40. yılında, bu gelişimin Türkiye ekonomisine sağladığı çok boyutlu katkıyı ele alan Türkiye Beyaz Eşya Sektörü 40. Yıl Etki Analizi Raporu'nun sonuçlarını açıkladı.
TÜRKBESD'in kuruluşundan bugüne uzanan 1986–2025 dönemini tarihsel bir perspektifle değerlendiren raporun ekonomik etki analizleri, karşılaştırılabilir veri setleri ve güvenilir model bileşenleri temelinde 2000–2025 dönemini kapsıyor. Üretim ve ihracat, istihdam, yatırım, dış ticaret, küresel rekabetçilik ve enerji verimliliği başlıklarını bir arada inceleyen çalışma, beyaz eşya sanayisinin doğrudan üretim faaliyetlerinin ötesine geçen ekonomik etkisini ortaya koyuyor.
20 yılı aşkın süredir dünyanın ilk 10 ihracatçısı arasında
TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkanı Alper Şengül, sektörün kırk yıllık gelişimini değerlendirerek Türkiye beyaz eşya sanayisinin bugün ulaştığı üretim ve ihracat kapasitesinin uzun vadeli bir dönüşümün sonucu olduğunu belirtti. 1986 yılında yıllık 1,2 milyon adet olan beyaz eşya üretiminin bugün yaklaşık 24 katına çıkarak 29,1 milyon adede ulaştığını ifade eden Şengül, 2021 yılında 34,1 milyon adetle üretimde tarihi zirvenin görüldüğünü de hatırlattı. Sektörün küresel pazarlara açılmasında 1996 yılında Gümrük Birliği'ne geçişin önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Şengül, Türkiye'nin 2003 yılından bu yana da dünyanın en büyük 10 beyaz eşya ihracatçısı arasında yer aldığının altını çizdi. Küresel beyaz eşya üretiminin yaklaşık %7'sini gerçekleştiren Türkiye, Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise en büyük ikinci beyaz eşya üretim merkezi konumunda yer alıyor. Türkiye'nin bugün dünyanın altıncı büyük beyaz eşya ihracatçısı konumunda olduğunu hatırlatan Şengül şöyle konuştu: "Beyaz eşya sanayisi, kırk yılda Türkiye'nin üretim ve ihracat kapasitesini büyütürken çok geniş bir değer zincirinin gelişmesini de sağladı. Son 25 yılda 543 milyon adet üretim gerçekleştirdik ve bunun 395 milyon adedini ihraç ettik. Başka bir ifadeyle ürettiğimiz her dört üründen üçünü yurt dışına gönderdik. Bu dönemde elde edilen 63 milyar dolarlık net dış ticaret fazlası, sektörümüzün Türkiye ekonomisine döviz kazandıran stratejik rolünü açıkça ortaya koyuyor."
Üretimde dört dörtlük çarpan etkisi
Rapora göre, 2000–2025 döneminde beyaz eşya sektöründe yaratılan her 1 birimlik üretim, bağlantılı sektörlerde yarattığı etkilerle birlikte ekonomi genelinde 4,4 birimlik değere karşılık geliyor. Sektörün bu dönemde ekonomi genelindeki toplam katkısı ise 441,8 milyar dolara ulaşıyor. Yaratılan toplam değerin yüzde 71'i, beyaz eşya üreticileri dışındaki tedarikçilerde ve bağlantılı sektörlerde oluşuyor. Metal, plastik, kimya ve elektrikli teçhizat sanayilerinden lojistiğe, ticaretten satış sonrası hizmetlere kadar uzanan bu yapı, beyaz eşya sanayisinin çok sayıda sektörde üretim ve ekonomik faaliyet yarattığını gösteriyor. İstihdam verileri de sektörün bu geniş etkisini ortaya koyuyor. Beyaz eşya sanayisinde imalat ve ticaret alanlarında doğrudan 141 bin kişi çalışırken, tedarik zinciri ve hizmetler de dahil edildiğinde sektörle bağlantılı istihdam 633 bine ulaşıyor. Sektörün teknoloji ve mühendislik kapasitesinin gelişimi de raporun öne çıkan sonuçları arasında yer alıyor. 2000 yılında sektördeki patent ve faydalı model faaliyetlerinin yüzde 15'i yerli kaynaklıyken bugün bu oran yüzde 61'e yükseldi. Aynı dönemde söz konusu faaliyetler 11 kat artarken Ar-Ge merkezi sayısı 13'ten 23'e çıktı. Sektörün tetiklediği imalat yatırımlarının yüzde 96'sı orta-yüksek ve yüksek teknoloji alanlarında gerçekleşti. Son 25 yılda sektörün Türkiye ekonomisinde yarattığı toplam yatırım etkisi 156 milyar dolara ulaştı. Bu tutarın 115,6 milyar doları, sektöre parça, malzeme, teknoloji ve hizmet sağlayan diğer alanlarda gerçekleşti.
Türkiye beyaz eşyada uzmanlaşmış bir sanayi ülkesi
TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, "Türkiye, 2025 yılında dünya beyaz eşya ihracatında 6. sırada yer aldı. Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlük (RCA) değerimiz 4,3; yani beyaz eşyanın ihracatımızdaki payı dünya ortalamasının 4,3 katı. Bu oranla Çin, Almanya, İtalya, Meksika ve Güney Kore'nin önündeyiz. Bu tablo, beyaz eşyanın ülkemiz için belirgin bir ihracat uzmanlaşması alanı olduğunu gösteriyor" dedi. Rapor, beyaz eşya sektörünün enerji verimliliği alanındaki katkısını da ortaya koyuyor. Son 25 yılda geliştirilen enerji verimli ürünler sayesinde toplam 24,2 TWh elektrik tasarrufu sağlandı. Aynı dönemde yaklaşık 11,3 milyon ton sera gazı emisyonunun önüne geçildi. Enerji tasarrufunun güncel elektrik fiyatlarıyla ekonomik karşılığı yaklaşık 1,5 milyar dolar olarak hesaplanıyor. 2014 yılından bu yana üretilen buzdolaplarının iç hacmi yüzde 18 büyürken enerji tüketimi yüzde 16 azaldı. Bu da bugün tüketicilerin daha büyük, daha kullanışlı buzdolaplarına sahip olurken daha az elektrik harcadığına işaret ediyor. TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Özkadı, "Son 25 yılda elde edilen elektrik tasarrufu ve sağlanan sera gazı emisyon azaltımı, sektörümüzün teknolojik gelişiminin çevresel faydalarını somut biçimde ortaya koyuyor. Daha büyük ve kullanışlı ürünleri daha düşük enerji tüketimiyle sunabilmek, tüketicilerin elektrik giderlerini azaltırken Türkiye'nin enerji verimliliği ve emisyon azaltım hedeflerine de katkı sağlıyor" dedi.
Geleceğe yönelik dört temel öncelik
TÜRKBESD, raporda Türkiye beyaz eşya sektörünün rekabet gücünü koruması ve uzun vadeli gelişimini sürdürmesi için dört temel öncelik belirledi. İlk öncelik, üretim maliyetlerinin rekabetçi seviyelerde tutulması oldu. Çelik başta olmak üzere kritik ham maddelere uluslararası rekabet koşullarına uygun maliyetlerle erişimin kolaylaştırılması ve GEKAP gibi maliyet unsurlarının sektörel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi öneriliyor. İkinci öncelik, uluslararası pazarlardaki konumun güçlendirilmesi. Avrupa pazarındaki varlığın korunması için Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve Made in Europe yaklaşımının Türkiye'yi de kapsaması önem taşıyor. Üçüncü öncelik, teknolojiye ve insana yatırım. Bu kapsamda teknik becerilerin geliştirilmesi, üretim verimliliğinin artırılması ve tedarikçilerin teknolojik dönüşümünün desteklenmesi hedefleniyor. Dördüncü öncelik ise yeşil dönüşümün hızlandırılması ve iç pazarın güçlendirilmesi. Eski beyaz eşyaların enerji verimli yeni ürünlerle değiştirilmesini teşvik edecek düzenlemelerin hem enerji tasarrufuna hem de emisyonların azaltılmasına katkı sağlaması bekleniyor.