Erdoğan: Yüksek katma değerli üretime geçişi hızlandırmalıyız
Türkiye Innovation Week 2026’da konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ileri teknoloji yatırımlarını Türkiye için bir zorunluluk olarak tanımladı. Erdoğan, 2030’a kadar 100 bin teknoloji girişimi ve 100 milyar dolarlık toplam değerleme hedefini paylaşırken, yapay zeka altyapısında özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirileceğini söyledi.
Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon gündeminde yüksek katma değerli üretim, girişimcilik ve bu alanların finansmanı öne çıkıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM), Ticaret Bakanlığı desteğiyle Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlediği Türkiye Innovation Week 2026'ya katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, teknoloji yatırımlarının ekonomik rekabet ve dijital egemenlik açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Savunma sanayisindeki dönüşümü örnek gösteren Erdoğan, "Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız" dedi. Erdoğan, bu süreçte Türkiye'nin geleneksel olarak güçlü olduğu sektörlerin de desteklenmeye devam edeceğini belirtti.
2030 hedefi: 100 bin teknoloji girişimi
Türkiye'nin araştırma, geliştirme ve inovasyon altyapısına ilişkin verileri paylaşan Erdoğan, teknopark sayısının 115'e, Ar-Ge harcamalarının ise 2002'deki 1,2 milyar dolar seviyesinden 20 milyar dolara ulaştığını söyledi. Girişimcilerin finansman ihtiyacını karşılamak için girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldıklarını belirten Erdoğan, Türkiye'den çıkan unicorn sayısının sekize yükseldiğini ifade etti. Erdoğan, 2030'a kadar 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve bu girişimlerin toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini kaydetti. Atatürk Havalimanı terminal binalarında geliştirilen Terminal İstanbul projesine de değinen Erdoğan, ilk aşaması devreye alınan merkezin tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açılacağını bildirdi.
Yapay zeka altyapısına 10 milyar dolarlık kaynak
Erdoğan'ın konuşmasında veri merkezleri, bulut bilişim ve yapay zeka yatırımları da önemli yer tuttu. 2026–2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında veri merkezlerinin toplam kurulu gücünün 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Erdoğan, bu alanlarda özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirileceğini söyledi.
Erdoğan, Bilge dil modeliyle Türkçe yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesinin ve farklı sektörlerde yaygınlaştırılmasının amaçlandığını ifade etti.
Yatırım ve üretimi destekleyen finansman araçlarına da değinen Erdoğan, Merkez Bankasının 750 milyar lira tahsis ettiği Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programını hatırlattı. İleri teknoloji üretimini artırmak üzere HIT-30 programını devreye aldıklarını belirten Erdoğan, KOBİ'lerin finansmana erişimi için de 250 milyar liralık imalat sanayi kredi finansman programını uygulamaya koyduklarını aktardı.
İhracatta kilogram başına değer vurgusu
İleri teknoloji üretiminin ihracata katkısını savunma ve havacılık sektörü üzerinden değerlendiren Erdoğan, sektörde 4 bin 500'ü aşkın firmanın faaliyet gösterdiğini, proje sayısının 1400'ü aştığını ve doğrudan istihdamın 100 bine yaklaştığını söyledi. Toplam proje büyüklüğünün ise 100 milyar doların üzerinde olduğunu belirtti.
Erdoğan'ın paylaştığı verilere göre, savunma ve havacılık sektörünün ihracatı 2025'te 180 ülke ve bölgeye yapılan satışlarla 10 milyar doları aştı. Sektörün 2026'nın ocak-eylül dönemindeki ihracatı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,6 artarak 6,9 milyar dolara ulaştı.
Türkiye'nin genel ihracatında kilogram başına değerin yaklaşık 1,5 dolar olduğunu ifade eden Erdoğan, savunma sanayisinde hacimli ürünler dahil bu değerin 65 dolara yaklaştığını kaydetti. SİHA'larda kullanılan kameraların kilogram başına değerinin yaklaşık 20 bin dolar, bu kameraların içindeki dedektörlerin değerinin ise 50 bin dolar olduğunu belirten Erdoğan, yüksek teknolojinin yarattığı katma değere dikkat çekti.
Teknolojik dönüşümün insan boyutu
Bu yıl "İnsanlığın Yeni Evresi" temasıyla düzenlenen etkinlikte Erdoğan, yapay zeka, robotik, biyoteknoloji ve otonom sistemlerin iş dünyasında yarattığı dönüşümü de değerlendirdi.
Teknolojik ilerlemede insanın ve insani değerlerin gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, yapay zekaya ilişkin bazı endişeleri haklı ve yerinde bulduğunu söyledi. Büyük teknoloji şirketlerinin ekonomik ve toplumsal etkilerine dikkat çeken Erdoğan, insan unsurunun son derece sınırlı olduğu "karanlık fabrikaların" istihdam üzerindeki sonuçlarının da tartışılması gerektiğini belirtti.
İnovasyonun finansmanında sermaye piyasalarının rolü
Erdoğan'ın konuşmasının bir diğer başlığını fon piyasasındaki sorunlar ve sermaye piyasalarının reel sektör açısından önemi oluşturdu. Teknoloji yatırımlarının yüksek Ar-Ge maliyetleri ve uzun geliştirme süreleri nedeniyle farklı finansman ihtiyaçları taşıdığını belirten Erdoğan, sermaye piyasalarının risk paylaşımına dayalı yapısıyla inovasyon ekosistemini desteklediğini söyledi.
"Fon meselesi üzerinden topyekun sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda fon piyasasının belli bir kısmında nükseden sorunla yüzleştiklerini söyledi.
Erdoğan, "17 Eylül'den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz." ifadelerini kullandı.
Bu konuda üç öncelikleri olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM'ye sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasına müteakip ara ödemeler başlayacak. İkinci önceliğimiz, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için adeta kılı kırk yararken, piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10'a, 20'ye, 30'a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz. Üçüncü önceliğimiz, bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk."
Aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremediklerini dile getiren Erdoğan, "Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak, hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekun sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir. Zira sermaye piyasaları tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında bir finans köprüsü kurarak çok hayati bir görev icra etmektedir. Üstelik bu köprü borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir şekilde kurulabildiği için ayrıca kıymetlidir. Bilhassa 2008 küresel finansal krizi sonrasında bankacılık sisteminin finansman temininde önceki dönemlere göre daha isteksiz oluşu sebebiyle sermaye piyasalarının reel sektörü desteklemedeki rolü daha kritik hal almıştır."
"Sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim"
Sermaye piyasalarının stratejik değerinin görüldüğü alanların en başında teknoloji ve inovasyonun bulunduğunu belirten Erdoğan, "Teknoloji yatırımları yüksek AR-GE maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri sebebiyle diğer yatırım alanlarına göre daha farklı dinamiklere sahiptir. Dolayısıyla teknoloji ve inovasyonun finansmanı bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına daha fazla hitap eden bir alandır. Sermaye piyasaları sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Sermaye piyasalarını, teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkan tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz." diye konuştu.
Erdoğan, Milli Teknoloji Hamlesi'nin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarının oluşturduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Hal böyleken, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek -bakın açık konuşuyorum- Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz. Tekrar söylüyorum, tamahkarlara ve sahtekarlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi, işte bu salondaki kardeşlerim gibi gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda herkesten, bilhassa da mesuliyet makamında olanlardan daha özverili üslup kullanmalarını beklediğini ifade ederek, "Onlar ne yaparsa yapsın, biz devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz." dedi.
Programdan notlar
Programda, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye olarak parmak izi formunun içine işlenen ayetin yer aldığı "İnsanın İzi" adlı hat tablosunu takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda katılımcılarla aile fotoğrafı çektirdi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile bazı milletvekilleri ile iş insanları da programda yer aldı.