MÜSİAD’dan yeni dönem hamlesi: Afrika üssü, küresel finans ağı ve satın alma platformu
MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, yalnızca mevcut ekonomik tabloyu değerlendirmediklerini, Türk şirketlerinin küresel pazarlarda daha güçlü yer almasını sağlayacak yeni bir yol haritası üzerinde çalıştıklarını söylüyor. Afrika’da lojistik üs kurulmasından Almanya’da şirket satın alma platformuna, küresel yatırım bankalarıyla geliştirilen iş birliklerinden katılım finansmanına kadar birçok yeni projelerin yolda olduğunu anlatan Özdemir, “Artık yalnızca konuşan değil, üyelerine yeni pazar ve finansman üreten bir yapı olmak istiyoruz” diyor.
Türk iş dünyasının önündeki en büyük başlıklardan birinin finansmana erişim kadar yeni pazarlara ulaşmak olduğunu söyleyen MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, derneğin yeni dönem stratejisini küresel ticaret, yatırım ve finansman ekseninde şekillendirdiklerini anlatıyor. Özdemir'e göre hedef, üyeleri yalnızca ihracat yapan şirketler olmaktan çıkarıp uluslararası pazarlarda kalıcı oyuncular haline getirmek.
Bir grup gazeteci ile Beşiktaş'ta sohbet toplantısında buluşan Özdemir'in anlatımına göre, bu doğrultuda ilk adımlardan biri Afrika olacak. MÜSİAD, Cibuti'te kurulacak büyük ölçekli bir lojistik merkez üzerinde çalışıyor. Özdemir, Cibuti'nin Etiyopya, Somali ve Sudan gibi yüksek nüfuslu pazarlara açılan stratejik bir kapı olduğunu belirterek, kurulacak antrepo sistemiyle üyelerin ürünlerinin depolanacağını ve bölgedeki alıcılara doğrudan ulaştırılacağını söylüyor.
MÜSİAD'ın bu modelden ticari kazanç hedeflemediğini vurgulayan Özdemir, "Burada amacımız üyelerimizin Afrika pazarına daha düşük maliyetle ulaşmasını sağlamak. MÜSİAD adına bir kar hedefimiz yok. Sadece operasyonun sürdürülebilir olacağı bir model kuruyoruz" diyor. Yaklaşık 10-15 bin metrekare büyüklüğünde planlanan lojistik merkezde hangi ürün gruplarının yer alacağı ise temmuz ayında Cibuti'de yapılacak resmi görüşmelerin ardından netleşecek.
Almanya'daki şirketler radar altında
Özdemir'in üzerinde durduğu bir diğer başlık ise Avrupa'daki satın alma fırsatları. Özellikle Almanya'da ikinci kuşağa devredilemeyen ya da büyüme potansiyelini kaybetmiş on binlerce şirket bulunduğunu belirten Özdemir, MÜSİAD Frankfurt bünyesinde bu alana yönelik özel bir yapı kurduklarını anlatıyor. Kurulan platform sayesinde yatırım yapmak isteyen Türk şirketleri sektör, ciro, ihracat kapasitesi ve çalışan sayısı gibi kriterleri sisteme girecek, platform ise uygun şirketleri analiz ederek yatırımcılara sunacak. Sonraki süreçte gizlilik sözleşmeleri ve satın alma görüşmeleri yürütülecek. Özdemir, bunun yalnızca MÜSİAD üyelerine değil, ilerleyen dönemde tüm iş dünyasına açık bir platforma dönüşmesini hedeflediklerini söylüyor.
Küresel yatırım bankalarıyla yeni model
MÜSİAD'ın dikkat çeken projelerinden biri de Türk reel sektörünü doğrudan küresel yatırımcılarla buluşturmak. Özdemir, bu kapsamda dünyanın en büyük yatırım bankalarından JP Morgan ile New York'ta gerçekleştirilen programda savunma sanayii, tersanecilik ve kimya sektörlerinden 15 Türk şirketinin yatırımcılarla bire bir görüştüğünü belirtiyor. Bu görüşmelerin somut sonuç verdiğini ifade eden Özdemir, bazı şirketlerin yatırım ortağı bulduğunu, bazılarının ise finansman ve teminat süreçlerini başlattığını söylüyor.
MÜSİAD şimdi aynı modeli Londra'da HSBC ile ardından Hong Kong veya Singapur'da bölgenin önde gelen yatırım kuruluşlarıyla ve Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile Riyad'da uygulamaya hazırlanıyor. Özdemir'e göre amaç, Türk reel sektörünü yalnızca uluslararası finans çevreleriyle tanıştırmak değil, doğrudan yatırım ve finansmana erişmesini sağlamak.
Katılım finansmanında yeni dönem
Finansman tarafında da yeni modeller geliştirdiklerini anlatan Özdemir, Kredi Garanti Fonu ve Ziraat Katılım iş birliğiyle yaklaşık 19 milyar TL büyüklüğünde katılım finansmanı esaslı kredi programını hayata geçirdiklerini söylüyor. Faiz hassasiyeti bulunan şirketlerin finansmana erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan programın yalnızca MÜSİAD üyelerine değil, tüm iş dünyasına açıldığını belirten Özdemir, birkaç ay içerisinde kredi limitinin tamamen kullanıldığını ifade ediyor.
Bu modelin devamı için yeni çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Özdemir, yıl sonu veya gelecek yıl yeni bir finansman paketinin devreye alınabileceğini dile getiriyor.
Tedarikçi günleri yurtdışına taşınıyor
MÜSİAD, uluslararası iş bağlantılarını artırmak amacıyla yıllardır Türkiye'de düzenlediği "Tedarikçi Günleri" organizasyonlarını da küresel ölçekte yaygınlaştırmayı planlıyor. Özdemir, büyük satın alma yapan şirketlerle MÜSİAD üyelerini bire bir buluşturan organizasyonların ilk uluslararası ayağının Londra'da düzenleneceğini belirtiyor. "Procurement Days" adıyla planlanan programlarda inşaat, turizm, savunma sanayii, gıda ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların uluslararası satın almacılarla doğrudan görüşmesi hedefleniyor.
"Yeni paradigma gerekiyor"
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdemir, enflasyonla mücadelede para politikasının önemli bir görev üstlendiğini ancak bundan sonraki süreçte yalnızca faiz politikalarının yeterli olmayacağını düşünüyor. Özdemir, artık seçici sanayi politikalarının, stratejik sektörlere yönelik hedefli finansman modellerinin ve üretimi önceleyen yeni bir ekonomik yaklaşımın hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyor.
MÜSİAD'ın yeni dönem vizyonunun da tam olarak bu anlayış üzerine kurulduğunu belirten Özdemir, hedeflerinin yalnızca üyelerini temsil eden bir sivil toplum kuruluşu olmanın ötesine geçerek yeni pazarlara erişim sağlayan, finansman geliştiren ve uluslararası yatırım ağları oluşturan bir iş platformuna dönüşmek olduğunu ifade ediyor.