GÖZDE ESEN

GÖZDE ESEN

InBusiness Dergisi Yazar

gozde.esen@inbusiness.com.tr
07.11.2023 | Salı

Pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı

Bilgi alma hakkı, bireysel, bağımsız, vazgeçilmez ve devredilemez bir haktır. Bu hak, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla sınırlandırılamaz. Ancak kurum sırlarının açıklanması veya menfaatlerin tehlikeye girme riski varsa bilgi alma talebi reddedilebilir.

Gözde Esen Sakar / Avukat / Şirket Birleşme ve Devralmaları, Sermaye Piyasaları ve Uluslararası Hukuk

Şirketlerde pay sahipleri, hissedar olup her zaman yönetimde olmayabiliyor. Yahut uygulamada sahip oldukları hisse oranından bağımsız olarak, şirketten hangi bilgileri ne zaman ve hangi sınırlar içinde alacaklarını, neleri inceleme hakkına sahip olduklarını bilemeyebiliyor. Bu ayki yazımı, bu konuya biraz açıklık getirmek, pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarına dair bir aydınlanma yaratmak amacıyla kaleme alıyorum. Türk Ticaret Kanunu madde 437, "Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı" kenar başlığını taşır. Aslında "bilgi alma hakkı" ve "inceleme hakkı"nı ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.

Türk Ticaret Kanunu madde 437'nin birinci fıkrasındaki bilgi alma hakkı pasif ve geriye dönük bilgi alma hakkıdır ki finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporlarının ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerilerinin, genel kurul toplantısından en az 15 gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemelerine hazır tutulmaları anlamına gelir. Bu bilgi alma hakkının pasif olarak nitelendirilmesi, pay sahibinin genel kurul öncesinde incelemekle yetinmesinden, yönetim kuruluna veya yöneticiler soru sorma hakkının bulunmamasından kaynaklanmakta. Tabi bu arada kanun, genel kurulun yapılmasından sonraki bir yıl boyunca da şirket merkez ve şubelerinde finansal tablolar ve konsolide tablolara pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutma imkanı veriyor. Ayrıca pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri, denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Pay sahibinin aktif bilgi alma hakkını; şirketin ticari defter ve yazışmalarını inceleme, soru sormaya dayalı bilgi alma, bilgi alma ve inceleme talebinin haksız olarak genel kurul veya yönetim kurulu tarafından reddedilmesi halinde mahkemeye başvurma olarak nitelendirebiliriz.

Vazgeçilmez bir hak

Bilgi alma hakkı, bireysel, bağımsız, vazgeçilemez ve devredilemez, müktesep bir haktır. Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. Ancak, şirket sırlarının açıklanması veya şirket menfaatleri tehlikeye girme riski varsa bilgi alma talebi reddedilebilir.

Şirket sırları ve korunması gereken şirket menfaatleri, bilgi vermenin sınırını oluşturur. Bu sınır hem bilgi almayı hem de inceleme hakkını kapsar. Çünkü, genel kurula sadece sağduyulu ve iyiniyetli pay sahipleri katılmamakta, bu kurullar rakiplerce de izlenebilmekte. İncelemeyi yapan pay sahiplerinin gerçek amacı ve niyetleri çok çeşitli olabilir. Bu amaçların bir kısmı bilgi alma hakkının amacı ve gerçek niyet ile bağdaşmayabilir, hatta ona ters düşebilir. Eşit işlem ilkesi uyarınca her pay sahibine bu hak tanındığı için söz konusu hakka sınır konulmasının menfaatler dengesi gereği olduğunu da unutmamak gerekir.

Ticaret Kanunu madde 437/3'ün gerekçesine baktığımızda, şirket sırrında, rakip bir şirketin bilmediği, öğrenmemesi gereken, şirketin zararına kullanabileceği, elde etmek için çalıştığı, peşinde olabileceği "bilgi" ölçüsü kabul edilir. Rakiplerin ulaşabileceği, çeşitli kaynaklar aracılığı ile elde edebileceği, verileri ve bilgileri kullanarak yorumlama/ değerleme ile çıkarabileceği bilgiler sır olmuyor. Şirket menfaatlerinin zarara uğraması, şirket işletmesinin, bağlı şirketlerinin, müşteriler çevresinin, dağıtım kanallarının ve ilişkilerinin vs. kayba uğraması veya bu nitelikte pek de uzak olmayan bir tehlikenin varlığı anlamında. Zarar ile sadece malvarlığı zararı da kastedilmemekte. Doktrinde, aslında genel olarak anonim şirketin rekabet gücünü azaltacak ve açıklanması ya da kullanılması halinde şirkete zarar verecek bilgiler sır olarak kabul ediliyor diyebiliriz.

Şirketin gizlilik anlaşması veya akdettiği bir sözleşmenin genel hükümlerinden kaynaklı mutlak surette açıklamama yükümlülüğü olan ya da ilgilinin irade, onayı dışında açıklayamayacağı, sırrın kullanımın şirketin takdiri ve iradesinde olmadığı hususlardaki sırlar mutlak sırlardır ki örneğin yöneticilerin banka hesap numaraları, bilgileri, hastanenin hastalarına dair bilgiler, teknik konulardaki AR- GE ve keşif çalışmaları gibi. Bazı şirket sırları da vardır ki, şirketin yöneticilerinin tasarrufuna bağlıdır örneğin şirketin genel ticari işlemleri, müşteri portföyü, fiyatlandırmaları gibi.

Bir diğer önemli husus da bilgi alma hakkının kullanılmasında Medeni Kanun madde 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı talepte bulunulması. Pay sahibinin, talep ettiği bilgiyi almasında korunmaya değer güncel bir menfaati yoksa ve talebi hakkın kötüye kullanılması teşkil ediyorsa, haklı sebeple bilgi vermekten kaçınılabilir. Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.

İnceleme hakkı, yukarıda bahsettiğim pasif nitelikteki bilgi hakkı gibi şirket genel kurul toplantısında, genel kurul gündeminde yer almasa da kullanılabilir. Pay sahibi, Türk Ticaret Kanunu madde 437/4 kapsamında düzenlenen bu inceleme hakkını kullanma talebini, genel kurul veya yönetim kuruluna iletir. Genel kurul veya yönetim kurulu kabul veya ret kararı verir. Burada da şirket sırrının açıklanması veya şirket menfaatlerinin tehlikeye düşme gerekçeleri ile ret kararı verilebilir. Medeni Kanun madde 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı talepte bulunan pay sahibin inceleme talebi haklı olarak reddedilir.

Mahkemeye başvurma

Bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talebinin, genel kurul veya yönetim kurulu tarafından haksız yere reddedilmesi halinde, pay sahibinin mahkemeye başvurma hakkı var. Dava şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılır. Mahkeme, bilgi alma veya inceleme talebinin dava öncesi kullanıldığına ve bu talebin şirketçe reddinin haksız olduğuna, bilgi alma hakkının kötüye kullanımının söz konusu olmadığına, şirket menfaatlerinin tehlikeye düşeceği iddiasının yerinde olmadığına, açıklanacak bilginin şirket sırrı kapsamına girmediği ya da bu nitelikte dahi olsa istenen bilginin başka pay sahiplerine genel kurul dışında verilmiş olduğuna kanaat getirirse, davacı pay sahibinin talebini kabul eder ve somut talebi karşılamaya ve etkin bir hukuki koruma sağlamaya elverişli bir karar verir. Aksi takdirde davayı reddeder. Davanın kabulüne dair mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir.

Mahkemenin davanın kabulüne karar verdiği durumda, uygulamada, mahkeme kararının icrasını şirketlerin yerine getirmediği durumlarla karşı karşıya kalınabiliyor. Bu durumda peki ne yapmak gerekecek? Davacı pay sahibi, icra dairesine başvurarak ilamlı icra yoluna gider, icra emri ile ilamın zorla yerine getirilmesi sağlanır.

BİZE ULAŞIN