GÖZDE ESEN

GÖZDE ESEN

InBusiness Dergisi Yazar

gozde.esen@inbusiness.com.tr
05.02.2023 | Pazar

Genel kurul kararları ne zaman hukuka aykırı olur?

Genel kurulda çoğunluğu oluşturan hissedarların kişisel çıkarları doğrultusunda değil, şirket menfaatleri doğrultusunda karar almaları gerekiyor. Aksi durum varsa ve ortada hukuka aykırı genel kurul varsa hukuki menfaati olanlar genel kurul kararının hükümsüzlüğünü ileri sürebilir.

Gözde Esen Sakar - Avukat / Şirket Birleşme ve Devralmaları, Sermaye Piyasaları ve Uluslararası Hukuk

Şirketlerin özellikle çok hissedarlı olduğu ve hissedarlar arasındaki ilişkilerin zaman zaman çelişkili olabileceği durumlarda, alınan genel kurul kararlarının hüküm- süzlüğü/hukuka aykırılığı konusu sıkça gündeme gelen bir konu. Genel kurul kararında, hukuki sakatlık, dört şekilde karşımıza çıkıyor: Yokluk, butlan, iptal edilebilirlik ve askıda hükümsüzlük.

'YOKLUK' İLERİ SÜRÜLEBİLİR

Öncelikle belirtmek isterim ki, bir hukuki işlemin doğabilmesi için emredici kurallara aykırılık işlemin temel unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi 'yokluk' ile sakatlar. Yok sayılan işlem şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir, hakim tarafından da resen dikkate alınır. Bu genel tanımı baz alarak devam edelim...

Kurucu unsurları bulunmayan genel kurul kararı 'yoklukla' sakattır. Bu ne demek? Bir genel kurulun varlığı için genel kurul ve karar olmalıdır. Yani birinci genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi de toplantıda karar alınmış olunmasıdır. Eğer toplantı yapılmadığı halde veya karar alınmadığı halde alınmış gibi gösterilir ise, karar 'yokluk' yaptırımına tabi olur.

Bakanlık temsilcisinin katılmasının zorunlu olduğu bir toplantıda bakanlık temsilcisinin hazır bulunmadığı veya toplantıyı terk ettiği toplantıda alınan karar yok hükmündedir. Genel kurul kararlarının yokluğu tespit davasına konu olur, dava şirket aleyhine şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılır.

SONUÇLAR BELİRSİZ OLABİLİR

Ticaret hayatı işlem güvenilirliği gerektirmektedir, genel kurul kararlarının hiçbir süreye tabi olmaksızın hükümsüzlüğünün tespitinin mümkün olması bu işlem güvenilirliğini sarsmaktadır.

Eğer bir genel kurul kararı, hissedarın genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlandırıyor veya ortadan kaldırıyor nitelikteyse bu genel kurul kararı batıldır. Hissedarın, şirketten bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran kararlar da butlan niteliğindeki kararlardır. Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bu haklar, kanuni sınırlar dışında sınırlanamaz, kullanılmaları şarta bağlanamaz ve zorlaştırılamaz. Aksi halde, genel kurul kararı batıl olur.

Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlar butlan hükmündedir. Bir anonim şir- ketin temel yapısı, sermayesinin paylara bölünmesi, hissedarların sınırlı sorumluluğu ve sadece şirkete karşı sorumlu olması, payların devrinin serbest olması, denetime bağlı olması, organların devredilemez yetkilerinin bulunması, yönetimin hesap verebilirliği ilkesinin yer almasına dayanır. Bu temel yapıya ve ilkelere aykırı nitelikte alınan genel kurul kararı batıl olur.

Genel kurul kararlarının butlanının tespitine ilişkin davayı hukuki menfaati bulunanlar açar.

Alınan kararın niteliğine bağlı olarak, hissedarlar, yönetim kurulu üyeleri, alacaklılar da dava açabilir. Batıl genel kurul kararları en baştan itibaren hükümsüzlük doğurur. Her zaman talep edilebilir, hak düşürücü süre yoktur. Elbette bu hakkın kullanımı da dürüstlük ilkesi ile sınırlı ve bu hakkın kötüye kullanımı hukuk düzeni tara- fından korunmamalı.

EN ÇOK İPTAL DAVALARI AÇILIYOR

Kanuna, şirket ana sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılır. Genel kurul kararlarına karşı iptal davası, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılmalı, üç aylık süre hak düşürücü süredir. Yetkili mahkeme, şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesidir. İptal davası, şirket aleyhine açılır, şirketi yönetim kurulu temsil eder. İptal davasını pay sahibi, yönetim kurulu ve üyeler açabilir. Yönetim kurulu dava açarsa, davalı tarafta şirketi temsil etmek üzere kayyum atanır. Pay sahibinin iptal davası açabilmesi için, toplantıda hazır bulunması, karara olumsuz oy vermesi ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırması gerekir.

Özellikle uygulamada sıklıkla gördüğümüz anlayıştan biri, olumsuz oy kullanmanın iptal davası açmaya yeterli olduğu anlayışıdır ki doğru anlayış değildir. Olumsuz oyun muhalefet şerhinin tutanağa geçirtilmesi gerekir. Öte yandan, hissedar toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın ya da olumsuz oy kullanmış olsun veya olmasın, genel kurul çağrısı usulüne uygun yapılmamışsa, gündem gereği gibi ilan edilmemişse, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişiler toplantıya katılıp oy kullanmışsa, hissedarın genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmemişse de, hissedar bu aykırılıkların bulunduğunu iddia ederek iptal davası açabilir.

Şüphesiz ki genel kurul iptal davası, azınlık hissedarları, şirket çoğunluğunu ellerinde bulunduran egemen hissedarlara karşı koruyan önemli silahlardan birisi. Maalesef, uygulamada bu silaha sıklıkla başvurulması, şirkete, şirketle hukuki ilişkiye giren üçüncü kişilere olduğu kadar diğer hissedarlara da zarar verir. Bazen bir işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için ek birtakım şartlar gerçekleşmesine ihtiyaç varsa askıda hükümsüzlük gündeme gelir. Örneğin, genel kurulun ana sözleşme değişikliği için aldığı karar veya yönetim kuruluna sermayenin artırılmasına dair yetki verilmesi kararı, imtiyazlı pay sahiplerinin haklarına zarar verici nitelikteyse kararın uygulanabilmesi için imtiyazlı pay sahiplerinin onayı gerekir.

HUKUK GÜVENLİĞİ SAĞLANMALI

Genel kurul kararları, hukuki bir işlem olarak anonim şirketin iradesini belirler. Bu irade çoğunluğun oyları ile ortaya çıkar. Hissedarların tamamının oylarıyla alınmış olmasa da hukuka uygun alınmış genel kurul kararları tüm hissedarları bağlar. Anonim şirketler hukukunda, hukuk güvenliği ilkesi son derece önemli. Bu ilke gereğince genel kurul kararlarının mümkün olduğunca ayakta tutulması, geçerliliklerinin korunması ve hukuka uygun olarak alınması temel amaç...

Genel kurulda çoğunluğu oluşturan hissedarların kişisel çıkarları doğrultusunda değil, şirket menfaatleri doğrultusunda karar almaları gerekir, aksi durum varsa ve ortada hukuka aykırı genel kurul varsa hukuki menfaati olanlar genel kurul kararının hükümsüzlüğünü elbette ileri sürecektir. Öte yandan, belirtmek gerekir ki, iptal davası açma hakkının kötüye kullanılmaması gerekir. Ticaret Kanunu, kötü niyetle iptal veya butlan davası açanların sorumluluğunu düzenler, bu halde kötü niyetle dava açanlar şirketin uğradığı zararı tazmin etmekle sorumludur.

BUTLAN DAVASI VE İPTAL DAVASINA DAİR ORTAK HÜKÜMLER

-Davanın ilanı ve teminat: İptal davası veya butlan davası açılması halinde, yönetim kurulu, davanın açıldığını ve duruşma gününü ilan eder. Mahkeme, şirketin talebi üzerine muhtemel zararlara karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir, teminatın niteliği ve miktarını mahkeme belirler.

-Genel kurul kararının yürütülmesi geri bırakılabilir: Genel kurul kararı aleyhine iptal davası veya butlan davası açıldığında, mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Kararın yürütülmesi geri bırakılmadıkça alınan karar geçerli olacak ve uygulanabilecektir.

BİZE ULAŞIN