Küresel Rüzgarlara Direnen ‘Hızlı Balıklar’
Yüksek faiz baskısı, sıkılaşan finansman koşulları ve daralan iç pazar... Küresel ve yerel ekonominin tüm bu olumsuz koşullarına rağmen Türk sanayisinin üretim gücü ezber bozmaya devam ediyor. Felaket senaryolarına tezat oluşturacak bir vizyonla rotasını kararlılıkla ihracata kıran, yeni coğrafyalara açılıp küresel pazar payını genişleten ve cirolarını rekor seviyelere taşıyan basiretli şirketler, yeni dönemin büyüme kodlarını yazıyor. Zor zamanlarda dahi yatırımdan, Ar-Ge'den ve katma değerli üretimden taviz vermeyen bu aktörlerin performansı, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 sonuçlarında net bir şekilde belgelendi. Listede TÜPRAŞ, Ford Otomotiv, Toyota ve Oyak-Renault gibi geleneksel sanayi devleri zirvedeki yerini korusa da onların hemen altında çok daha dinamik bir dönüşüm yaşanıyor. Sadece hacim büyütmeye odaklanan eski düzen geride kalırken kapasite artıran, dijital dönüşümü hızlandıran ve yüksek katma değere odaklanan şirketler yüzlerce basamak birden fırlayarak sanayide yeni bir 'Yükselenler Ligi' kuruyor.
Biz de INBUSINESS olarak zorlu ekonomik konjonktürde yol haritası arayan bugünkü sanayicilere ilham ve örnek olsun diye sanayinin bu 'hızlı balıklarına' ve onların hikayelerine odaklandık. Gördük ki mercek altına aldığımız, İSO 500'de son bir yılda 100 ve üzeri basamak tırmanan 20 şirket, toplamda yaklaşık 145,1 milyar liralık üretimden satış hacmine imza atmış. Peki bu hızlı balıklar hangi şirketler ve hikayeleri neler? Geçen yılın en hızlı balığı, İSO 500'de 530 basamak birden yükselen Kıvanç Tekstil oldu. Temelleri 1950'li yıllarda atılan Adana merkezli entegre dokuma devi, Avrupa başta olmak üzere küresel pazarlara yaptığı ihracatla bu tarihi sıçramayı gerçekleştirdi. Şirketi, Bursa tesislerinde ürettiği kablo tesisatı ve elektronik bağlantı sistemleriyle otomotiv devlerinin küresel tedarik zincirinde kritik rol oynayan Yazaki Wiring Technologies (347 basamak) ve İzmir Aliağa'daki tesislerinde yıllık 2 milyon ton sıvı çelik kapasitesiyle devleşen Ege Çelik (301 basamak) takip etti.
Gıda Şirketlerinin Atağı
100 ve üzeri basamak yükselen şirketler arasında en güçlü temsil edilen sektörlerden biri gıda oldu. Buna göre 20 şirketin 7'si doğrudan gıda ve tarım sanayisinde faaliyet gösteriyor. Sayınlar Gıda, Pier Agro Gıda, TARFAŞ Tarımsal Faaliyetler, Beyoğlu Çikolata, Önen Gıda, Sunar Un ve Yem ile Tören Gıda, listenin dikkat çeken yükselenleri arasında yer aldı. Bu şirketler, üretim hacimlerini artırmalarının yanı sıra, işlenmiş gıda, markalı üretim, ihracat ve ürün çeşitliliğine yaptıkları yatırımlarla da büyüdü. Özellikle Gaziantep merkezli şirketlerin listede güçlü şekilde temsil edilmesi, kentin kuruyemişten bitkisel yağa, undan çikolataya kadar uzanan güçlü üretim zincirini bir kez daha ortaya koyuyor. Tarımsal ham maddeyi yüksek katma değerli sanayi ürününe dönüştüren bu şirketler, yalnızca iç pazarda değil, ihracatta da büyümelerini sürdürüyor.
Gıda sektörünün en dikkat çekici yükselişi Beyoğlu Çikolata'dan geldi. Şirket 283 basamak yükselerek listenin en hızlı büyüyen gıda üreticisi oldu. Onu 171 basamakla Pier Agro Gıda ve 126 basamakla Önen Gıda izledi. Bu tablo, hazır gıda, işlenmiş ürünler ve markalı üretimin Türkiye sanayisinde büyümenin en önemli dinamiklerinden biri haline geldiğini gösteriyor.
1992 yılında kurulan Beyoğlu Çikolata, Kilis Organize Sanayi Bölgesi'nde yaklaşık 40 bin metrekare kapalı alana sahip modern tesislerinde üretim gerçekleştiriyor. Günlük yaklaşık 150 ton üretim kapasitesi bulunan şirket, çikolata, gofret, kek ve şekerleme ürünlerini 65'in üzerinde ülkeye ihraç ediyor. Beyoğlu Çikolata'nın yükselişi, markalı üretim, ihracat ve yüksek üretim kapasitesinin birlikte büyümeyi nasıl hızlandırdığını gösteren en güçlü örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
171 basamak yükselerek İSO 500'de 314'üncü sıraya çıkan Pier Agro Gıda'nın temelleri 1991 yılında atıldı. Şirket bugün Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi'ndeki tesislerinde bitkisel yağ, margarin ve endüstriyel yağ üretimi gerçekleştiriyor. Hijyen, otomasyon ve kalite standartlarına yaptığı yatırımlarla büyüyen şirket, özellikle ihracat pazarlarında güç kazanırken, üretim kapasitesini de sürekli artırıyor. Şirket, 2024'te İSO 500'de 485'inci sıradayken 2025'te 314'üncü sıraya çıkarak ilk 500 içindeki konumunu 171 basamak güçlendirdi.
126 basamak yükselen Önen Gıda ise hazır gıda pazarındaki büyümesini İSO 500'e taşıdı. Niyazi Önen Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirket; paketli sandviç, sushi, deniz ürünleri ve hazır yemek üretiminde Türkiye'nin önemli oyuncuları arasında yer alıyor. Şehirleşme, hızlı tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve organize perakendenin büyümesiyle birlikte şirketin üretim hacmi de hızla arttı. Hazır tüketime yönelik katma değerli ürünlere odaklanan şirket, listenin en dikkat çekici yükselişlerinden birini gerçekleştirdi.
Listenin ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri de sanayinin coğrafi dönüşümü. Bir dönem İSO 500 denildiğinde akla İstanbul, Kocaeli ve Bursa gelirdi. Bugün ise Gaziantep, Adana, Osmaniye, Eskişehir, Batman, Kilis, Bozüyük, Karacabey ve Çanakkale gibi şehirlerden çıkan üreticiler de sanayinin yükselen yıldızları arasında yer alıyor.
Organize sanayi bölgelerine yapılan yatırımlar, gelişen lojistik altyapısı, ihracata yakın üretim anlayışı ve bölgesel uzmanlaşma Anadolu şirketlerini daha rekabetçi hale getiriyor. Bu nedenle hızlı yükselen şirketler kendi başarı hikayelerin yanı sıra Türk sanayisinin giderek daha çok merkezli bir yapıya kavuştuğunu da gösteriyor.
Listede öne çıkan diğer bir kritik sektör ise savunma ve yüksek teknoloji oldu. Ankara'daki tesislerinde Ejder Yalçın ve Yörük gibi zırhlı platformlar üreten Nurol Makina, ihracat pazarlarındaki etkinliğini artırarak 177 basamak yükseldi ve üretimden satışlarını 9,7 milyar TL seviyesine taşıdı. Sıralamada yüz basamak ve üzeri tırmanan diğer devler arasında köklü madencilik oyuncusu Demir Export, kapasite artışıyla Batman'dan sıyrılan Ferpa Çimento, İzmir Aliağa'dan 100'den fazla ülkeye ulaşan Eltaş Transformatör, sözleşmeli tarım modeliyle büyüyen TARFAŞ, küresel otomotiv ana sanayisine hassas komponent sağlayan Feka Otomotiv ile 7 fabrikasında bin 500 kişiyi istihdam eden TKG Otomotiv Grubu, Kocaeli'nden dünya denizlerine açılan Uzmar Tersanesi, Arnica markasıyla Senur Elektrik Motorları ve Gaziantep'ten Tören Gıda yer aldı.
Nasıl Başardılar?
İSO 500'de 157 basamak yükselerek 350'nci sıraya çıkan Bien Yapı Ürünleri, başarısının temelinde ihracat odaklı büyüme stratejisini, Ar-Ge yatırımlarını ve üretim kapasitesini artıran yatırımları gösteriyor. 1997 yılında kurulan Bien, bugün seramik sektörünün önde gelen üreticileri arasında yer alıyor. Bilecik ve Bozüyük'teki modern üretim tesislerinde faaliyet gösteren şirket, yıllık 56 milyon metrekarenin üzerinde üretim kapasitesine sahip. Ürünlerini 100'den fazla ülkeye ihraç eden Bien, özellikle Avrupa pazarındaki büyümesini sürdürüyor. Bien İhracat Genel Müdürü Çiğdem Çakır Suna, İSO 500'deki yükselişlerinin arkasında üretim altyapısını güçlendiren yatırımların, Ar-Ge ve inovasyon odaklı ürün geliştirme çalışmalarının ve ihracat stratejisinin bulunduğunu belirtiyor. Almanya, Belçika ve İngiltere'nin en önemli pazarları arasında yer aldığını ifade eden Suna, enerji verimliliği, sürdürülebilir üretim ve çevresel performans alanındaki yatırımların da uzun vadeli büyümeyi desteklediğini söylüyor. Şirket, önümüzdeki dönemde mevcut pazarlardaki etkinliğini artırmayı, yeni coğrafyalarda büyümeyi ve katma değerli ürünlerin ihracat içindeki payını yükseltmeyi hedefliyor.
Koku ve aroma sektörünün dünya çapındaki oyuncularından MG International Fragrance Company (Gülçiçek Kimya), İSO 500'de 126 basamak yükselerek 303'üncü sıraya çıktı. 1961 yılında kurulan şirket, bugün Gebze'deki entegre üretim tesisinde faaliyet gösteriyor ve 55'in üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Gülçiçek Kimya CFO'su Enver Kurt, şirketin yükselişini uzun vadeli yatırım anlayışı, ihracat odaklı büyüme stratejisi ve yüksek katma değerli üretim modeliyle açıklıyor. Üretim altyapısına, dijitalleşmeye, Ar-Ge'ye ve sürdürülebilirliğe yapılan yatırımların operasyonel verimliliği artırdığını belirten Kurt, önümüzdeki dönemde küresel pazar payını büyütmeye ve üretim kapasitesini artırmaya odaklanacaklarını ifade ediyor. Bugün dünyanın birçok uluslararası kozmetik ve kişisel bakım markasına üretim yapan Gülçiçek Kimya'nın yükselişi, Türkiye'nin teknoloji ve bilgi yoğun kimya üretimindeki rekabet gücünü de ortaya koyuyor.
Entegre Üretim Modeli
Yarım asrı aşkın deneyimiyle tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında faaliyet gösteren Sunar Yatırım, mısırı farklı sektörlere yönelik yüksek katma değerli ürünlere dönüştüren entegre üretim modeliyle dikkat çekiyor. Grup bugün nişasta bazlı ürünlerden bitkisel yağlara, undan hayvan yemine ve biyobozunur ürünlere kadar geniş bir üretim yelpazesine sahip. Altı kıtada 100'ün üzerinde ülkeye ihracat yapan grubun şirketlerinden Sunar Un ve Yem, bu yıl İSO 500'de 105 basamak yükselerek 482'nci sıraya çıktı. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, bu başarının uzun yıllardır sürdürülen yatırım, verimlilik ve ihracat stratejisinin sonucu olduğunu söylüyor. Mısırı yalnızca tarımsal bir ham madde olarak değil, farklı sektörlere değer sağlayan stratejik bir ürün olarak değerlendirdiklerini belirten Çomu, entegre üretim modelinin grubun en önemli rekabet avantajlarından biri olduğunu vurguluyor. Grup, 2026 sonunda 850 milyon dolar ciroya ulaşmayı hedeflerken, yaklaşık 70 milyon dolarlık yatırım planı kapsamında enerji verimliliği, otomasyon, kapasite artışı ve yenilenebilir enerji projelerine odaklanıyor.
Yükselişin Ortak Kodları
İhracat pazarlarını çeşitlendirerek küresel satışlarını artırdılar.
Üretimde teknoloji ve otomasyona yatırım yaptılar.
Kapasite artırıcı yatırımlarla ölçek ekonomisi yakaladılar.
Katma değerli ürün gruplarına yöneldiler.
Ar-Ge ve inovasyonu büyüme stratejisinin merkezine aldılar.
Enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim uygulamalarını yaygınlaştırdılar.
Dijitalleşme sayesinde operasyonel verimliliklerini artırdılar.
Tedarik zincirlerini güçlendirerek küresel dalgalanmalara karşı dayanıklılık kazandılar.
Finansal disiplini korurken uzun vadeli yatırım kararlarından vazgeçmediler.
Yeni pazarlara açılarak ihracatın toplam satışlar içindeki payını yükselttiler.