Bolat: İhracatın kilogram değeri 1,73 dolara yükseldi
Türkiye'nin ihracatında teknoloji, inovasyon ve katma değerin payı artarken, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Innovation Week 2026'da ihracatın ulaştığı büyüklüğü ve yeni yatırımlara yönelik destekleri değerlendirdi. Bolat'ın paylaştığı verilere göre, orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatı yılın ilk dokuz ayında 86,5 milyar dolara ulaşırken, toplam mal ihracatındaki payı yüzde 43,7 oldu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM), Ticaret Bakanlığı desteğiyle Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlediği Türkiye Innovation Week 2026, ikinci gününde iş dünyasını teknoloji ve inovasyon gündemiyle buluşturdu. Bu yıl 13'üncüsü gerçekleştirilen organizasyonun teması "Humanity 6.0–İnsanlığın Yeni Evresi" olarak belirlendi. Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu etkinlikte konuşan Bolat, Türkiye'nin küresel dönüşüm içindeki konumuna da dikkat çekti.
Yıllıklandırılmış ihracat hedefi aştı
Eylül ayını ihracat açısından güzel ve bereketli bir dönem olarak değerlendiren Bolat, yıllıklandırılmış ihracatın yıl sonu hedefinin üzerine çıktığını belirtti:
"Yılın 9 ayının 5'inde aylık rekorlar kırdık ve 6 ayında artışlarımız oldu. Eylül itibarıyla ihracatımız yıllıklandırılmış olarak yüzde 5,2 artarak 283,7 milyar dolara ulaştı ve yıl sonu hedefi olan 282 milyar doları 1,7 milyar dolar aşmış durumdayız. Yıl sonu daha güzel rakamlara ulaşmayı birlikte hedefliyoruz."
Mal ve hizmetler ihracatında yıl sonu hedefinin 410 milyar dolar olduğunu hatırlatan Bolat, eylül itibarıyla yıllıklandırılmış tutarın 409 milyar dolara ulaştığını söyledi.
İhracatın teknolojik dönüşümüne ilişkin verileri de paylaşan Bolat, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Burada inovasyonun, teknolojinin, AR-GE'nin katkılarını en çok görebileceğimiz alan orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız olmaktadır. 2002'de yüzde 30,4 olan orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının toplam mal ihracatındaki payı 10 milyar dolardı. Bu rakam geçen yıl sonunda 112 milyar dolara geldi. Bu yıl da ilk 9 ay itibarıyla 86,5 milyar dolara yükseldi. Pay olarak da yüzde 43,7'ye ulaştık. Amacımız geleneksel, emek yoğun ve Türkiye'nin rekabet gücü olan ürünlerdeki ihracatımızı artırma hedefimizi bir kanadımızla devam ettirirken bir kanadımızla da katma değeri, marka değeri, inovasyon değeri ve yüksek teknolojik değeri olan ürünleri artırmak."
Kilogram değerinde yükseliş
Bolat, ihracatta inovasyon ve katma değer artışının kilogram başına birim fiyatlara da yansıdığını belirterek sektörler arasındaki farklılıklara dikkat çekti:
"Geçen yıl ortalama kilogramı 1 dolar 53 sent olan ihracatımız bu yıl ilk 9 ay sonunda 1 dolar 73 sente yükseldi. Çimento, mermer gibi tonajda çok büyük ama daha düşük değerde olan ihracat kalemlerini düştüğümüzde kilogram ihracatımız 2 dolar 11 sente yükselmiş oldu. Savunma sanayisinde 61,5 dolar, yani Türkiye ortalamasının 39 katı, ilaç sektöründe 25 dolar, gemi ve yat sektöründe 14 dolar, otomotiv sektöründe 9 dolar. Hatta hazır giyimde 80 dolar, 100 dolara kadar yükselen kilogram değeri olan ihracatımız bulunmakta. Bu rakamlar, Türkiye'nin ihracatındaki inovasyon ve katma değer katkısının nasıl yükseldiğini en çarpıcı şekilde gösteriyor."
Teknoloji yatırımlarına 30 milyar dolarlık kaynak
Son 23 yılda AR-GE harcamaları, patent başvuruları, teknoparklar, nitelikli üretim bölgeleri, sanayi ve tasarım merkezleri ile araştırmacı sayısında yaşanan artışa işaret eden Bolat, bu gelişmelerin nitelikli ihracatı desteklediğini vurguladı.
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ve HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı hakkında bilgi veren Bolat, "Vergi teşvikleri, hibe destekleri, düşük maliyetli finansman destekleriyle 30 milyar dolarlık bir kaynak Türkiye'nin teknolojisini ve katma değerli üretimini geliştirmeyi hedefleyen yatırımlara tahsis edilmektedir." dedi.
Türkiye'nin inovasyon ve benzeri alanlardaki küresel endekslerde kaydettiği ilerlemeye de değinen Bolat, ihracatçıların finansmana erişimine yönelik destekleri şöyle aktardı:
"Son 20 ayda 1,8 trilyon liralık ihracat reeskont kredisi ve ihracat sigortası desteklerimizle ihracatçılarımıza tam 480 milyar liralık bir kolaylık sağladık."
Yapay zekanın ürettiği zenginliğin paylaşımı
Türkiye Innovation Week'te yeni teknolojilerin, ürünlerin ve iş modellerinin yanı sıra dünyanın yönünün ve Türkiye'nin bu dönüşümde nerede konumlanacağının tartışıldığını söyleyen Bolat, gelişmenin anahtarını AR-GE, yenilik, marka, tasarım ve katma değerin oluşturduğunu belirtti. Ticaret Bakanlığı olarak TİM ve benzeri kuruluşlarla düzenledikleri organizasyonlarla bu alanlardaki çalışmaları teşvik ettiklerini ifade etti.
Yapay zekanın insan hayatını değiştirmeye başladığını, bilgiye ulaşmanın ve erişimin hızlandığını dile getiren Bolat, etkinliğin temasını şu sözlerle değerlendirdi:
"TIW26'nın ana teması 'Humanity 6.0-İnsanlığın Yeni Evresi'. Niçin bu başlık belirlendi? Çünkü teknolojinin insanın yerine geçmesini hedeflemiyoruz. İnsanın teknolojiyi kullanması ve daha üretken bir hayat ve ekonomik sistem içinde çalışmasını hedefliyoruz. İnsanın yapay zekayı nasıl kullanacağının ve yapay zekanın meydana getireceği zenginliğin nasıl daha adil bir şekilde paylaşılabileceğinin cevabı aranıyor. Bunun için tema İnsanlığın Yeni Evresi."
Yapay zekanın küresel ekonomi üzerindeki etkisine de değinen Bolat, "Yapay zekanın 2040 yılına kadar küresel ticareti yüzde 40 artırabileceği düşünülmektedir. Teknolojik dönüşüm ve yapay zeka yatırımları çok hızlanırken tedarik zincirleri değişiyor." dedi.
"Türkiye, ekonomik istikrarını korudu"
Küresel ticaretteki olumsuzlukları, bölgesel çatışmaları, artan korumacılığı ve emtia fiyatlarındaki yükselişin sonuçlarını değerlendiren Bolat, Türkiye'nin bu koşullar altında ekonomik gelişmesini sürdürdüğünü söyledi:
"Bu şartlar altında baktığımızda Türkiye'miz siyasi sıcak savaşların ortasında yer almasına ve 44 yıldır çok büyük kayıplara yol açan bir terörle mücadele sürecinde olmasına rağmen terörle mücadeleyi kazandı, ekonomik istikrarını korudu ve ekonomik gelişmesini devam ettirdi."
Bolat, büyümenin 16 yıldır kesintisiz sürdüğünü belirterek milli gelirin 1,7 trilyon dolara, kişi başına milli gelirin ise 18 bin 300 dolara ulaşmasının önemini vurguladı.
Konuşmaların ardından İnovaLİG Ödül Töreni ve Stratejik Partnerler Plaket Takdim Töreni gerçekleştirildi.