Geleceğe Mektuplar: Tamer Saka

11.01.2022

KURUMSAL YÖNETİM HEPİMİZİN MESELESİ

Dr. Tamer Saka - Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Başkanı

Daha önce deneyimlemediğimiz, sıra dışı olarak tanımlamanın dahi normal karşılandığı bir dönemden geçiyoruz. Riskler geçmişe nazaran daha fazlayken, çoklu değişken ortamlar giderek artıyor. Aslında bu dönem, 2008'le birlikte başlayan süreci çok daha görünür kılıyor.

Başlangıçta ABD'de yaşanan bir mortgage krizi olarak değerlendirilen ancak kısa sürede küresel bir krize dönüşen o süreç, 2'nci Dünya Savaşı'ndan sonra dizayn edilmiş ve bugüne kadar gelen ekonomik sistemde ciddi bir kırılma yaşanmasına yol açmıştı. Dünya genelinde ekonomik güçler arasında denge oluşturma, kendini bulma çabaları sürerken hiç beklenmedik bir anda Covid-19 ile karşı karşıya kalındı. Bu duruma teknoloji ve dijitalleşme başta olmak üzere birçok alanda yaşanan baş döndürücü değişim rüzgarı da eklenince karşı karşıya kalınan belirsizlik ortamı daha da arttı.

Yaşadığımız birçok problemin temelinde sistem sıkıntısı olduğunu üzülerek görüyoruz. Dolayısıyla artık sistemlerin ön plana çıktığı, hesap verebilir, sorgulanabilir, adil ve şeffaf sistemlerin oluşturulmasını garanti altına alacak anlayışın yerleştiği, bireylerden ziyade sistemlerin konuşulduğu bir anlayışı odağımıza almak durumundayız. Güven ortamını oluşturmanın gerek şartı kurumsal yönetim...

İşte bu noktada devreye hem mikro ölçüde şirket seviyesinde hem de makro ölçüde ülke ekonomisinde son derece önemli mesafeler kat etmemizi sağlayacak kurumsal yönetim ilkeleri giriyor. 'Adillik', 'Şeffaflık, 'Hesap Verebilirlik' ve 'Sorumluluk' ilkelerini esas alan kurumsal yönetim ilkeleri üzerine inşa edilen yapılar, işletmelerde, sivil toplum örgütlerinde, kamu idaresinde kısacası tüm organizasyonlarda sürdürülebilir güven ortamının oluşturulmasının en temel şartını oluşturuyor.

Ancak bu yapı için her şeyden önce üzerimizdeki bazı ağırlıklardan kurtulmamız gerekiyor. Kurumsal yönetimdeki eksikliklerimiz, yüklerimizin en temelindeki nedenlerden birini oluşturuyor. Özellikle altyapı anlamında bu alanda öncü kabul edilen ülkelerdekine benzer bir yapı kurmamıza rağmen bu ilkeleri benimsemede yani davranışsal boyutta arzu ettiğimiz düzeyin gerisinde olmamız nedeniyle sorunları konuşmaya devam ediyor, çözümlere odaklanmakta güçlük çekiyoruz. Halbuki sorunlarımızın ne olduğunu biliyoruz.

İşte kurumsal yönetim bugün yaşadığımız pek çok sorunun gerçek anlamda çözümüne başlangıç adımıdır, yoludur. Çözümün kendisi değildir ancak gerek şartıdır. Yaşadığımız tüm sorunlara karşın insan kaynağı kalitemiz ve güçlü altyapımız, içimizdeki umudu her zaman korumamızdaki en büyük etkenler. Ancak unutmamalıyız ki umudu besleyen en önemli gıda aksiyondur. Umudu aksiyonla beslemezsek, bir müddet sonra sararır, solar. Bu nedenle kendi ölçeğimizde bir an önce aksiyona geçmemiz gerekiyor.

Hepimiz, bütün sistemler... Çünkü Covid-19'un yarattığı dönüşümle birlikte ilk defa bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için hızlı koştuğumuz takdirde aradaki farkı kapatabileceğimiz bir ortam oluştu. Bunu başarmak bizim elimizde…

GENÇLERİN UMUDU YEŞERTİLMELİ

Bu noktada bizim en büyük zenginliğimiz ve avantajımız gençlerimiz. Netice itibarıyla Türkiye'yi, Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine ancak ve ancak gençlerle taşıyabiliriz. Geçlerimizin birçok sorunla baş ettiğini biliyoruz. En başta da eğitim sistemindeki eşitsizlikler ve işsizlik, geleceğe dair umutlarını yok ediyor. İşte bu nedenle bizler her şeyden önce gençlerimizin içindeki umudu yeşertmeli, bunu da sözle değil icraatla yapmalıyız.

Peki nasıl? Öncelikle ciddi ölçüde kaynak ayırarak, gerekirse lükslerimizden keserek eğitim sistemimizi ayağa kaldırmalıyız. Eğitimi düzeltmeden diğer sorunlarımızı çözüme kavuşturmamız mümkün değil. Bugün dev fabrika yatırımları yapabilirsiniz ancak eğitim yeterli olmadığında, orada katma değer üretecek çalışan bulamadığınızda, o fabrikalar imalathaneden öteye geçemeyecektir.

Özellikle dijitalleşmenin endüstriyel devrim içinde mevcut yatırımları dönüştürdüğü günümüzde ancak katma değerli bir büyüme modeli ile büyüme şansına sahipken, gençlerin büyümeden pay alabileceklerine inanmaları sağlanmalı ve artan refahın gençlerin geleceğinde önemli oluşturacağını onlara göstermeliyiz.

Gençleri mutlaka bu işin içine çekmeliyiz. Bizler yani belirli bir yaşın üzerinde olan, belirli birikime sahip olan bireyler ise bu süreçte orkestra şefliğini üstlenebilir, gençlere ihtiyaç duydukları ritmi kazandırabiliriz.

KURUMSAL YÖNETİMİ HAYATA GEÇİRMELİYİZ

TKYD olarak biz de kurumsal yönetimin bugünün değil yarının, gençlerin inşa edeceği Türkiye'nin ve dünyanın meselesi olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda bırakmak istediğimiz en büyük miras, kurumsal yönetim temel bileşenlerinin daha iyi anlaşıldığı, daha iyi içselleştirildiği ve gerçek anlamda hayata geçirildiği bir anlayışın yerleşmesine katkı sağlamaktır.

Bu hedef bizim aynı zamanda var olma sebebimiz. Bu kapsamda kurumsal yönetimin günlük hayatımıza daha fazla entegre olduğu, sistemlerin deformasyona uğramadığı, kişilerin sistemleri esnetip bükemediği bir Türkiye için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.