Emeklilikten fazlası: BES
Jeopolitik riskler ve küresel ekonomik belirsizlikler nedeniyle piyasalardaki dalgalanmalar devam ederken, tasarruf alışkanlıkları da değişiyor. Enflasyonist ortamda alternatif getiri arayışı ve finansal okuryazarlığın artmasıyla birlikte bireyler daha uzun vadeli ve riski düşük yatırım araçlarına yönelirken, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) de bu değişimin en güçlü adreslerinden biri konumunda. Bir dönem yalnızca emeklilik yıllarına hazırlık aracı olarak görülen sistem, bugün devlet katkısı, profesyonel fon yönetimi ve geniş fon seçenekleri ile yatırım tercihlerinde ilk sıralarda yer alıyor.
Bireysel emeklilik 2026 yılında devlet katkısının yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirilmesine rağmen güçlü büyümesini sürdürüyor. Artan ilgi rakamlara da yansımış durumda. Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre, 2025 yıl sonunda Gönüllü BES ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ile birlikte 2,1 trilyon TL olan fon büyüklüğü, 15 Haziran 2026 itibarıyla 2,5 trilyon liraya yaklaştı. Geçen yıl sonunda 17 milyon 935 bin olan katılımcı sayısı ise yine aynı tarih itibarıyla 18,1 milyona yükseldi. T.C. Merkez Bankası tarafından Mayıs 2026'da yayımlanan Finansal İstikrar Raporu'na göre, emeklilik yatırım fonlarının, toplam hane halkı finansal varlıklar içerisindeki payı Mart 2026 itibarıyla yüzde 9,1'e yükseldi. Bu oran bir yıl önce yüzde 6,7 seviyesindeydi. Bu artışta hem BES fonlarının güçlü getiri performansı hem de sisteme yönelen katkı paylarındaki artış etkili oldu. Emeklilik yatırım fonlarının payı da aynı dönemde yüzde 28,9'dan yüzde 31,9'a ulaştı.
Peki, bu büyümenin arkasındaki temel dinamikler neler? Sektör yılın geri kalanında nasıl bir performans sergileyecek? Katılımcılar hangi fonları tercih ediyor? Gençlerin ilgisi nasıl? Sistemi bekleyen riskler ve fırsatlar neler? INBUSINESS olarak bu soruları, sektörün önde gelen kurumlarının üst düzey yöneticilerine yönelttik.
Teşvik mekanizması güçlü
Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak'a göre, kamu otoriteleri tarafından sağlanan güçlü teşvik mekanizmaları sektörün gelişiminde önemli bir rol oynuyor. Bu kapsamda, 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'da (OVP) bireysel emeklilik sistemine yönelik hedef ve düzenlemelere yer verilmesi, sektörün büyüme potansiyelini destekleyen önemli gelişmeler arasında öne çıkıyor. Benzer şekilde, 2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma Planı'nda sistemin bilinirliğinin artırılması, kapsayıcılığının genişletilmesi ve tasarruf alışkanlığının güçlendirilmesine yönelik hedeflerin korunması, BES'in ülke ekonomisindeki stratejik rolünü daha da pekiştiriyor.
Bireysel Emeklilik Sistemi'nde çeşitli yatırım enstrümanlarını içeren çok sayıda emeklilik yatırım fonunun olması ve enflasyonun üzerinde gerçekleşen getiri performansı da sistemin cazibesini artıran faktörlerden biri. Diğer taraftan, dijitalleşme süreçlerindeki gelişmeler de sisteme katılımı, birikimlerin takibini ve fon yönetimini kolaylaştırarak, yeni katılımcılar için erişebilirliği ve işlem sadeliğini üst seviyeye taşıyor.
Enflasyonun üzerinde getiri
Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Bankasürans Satış Genel Müdür Yardımcısı Ersener San da son bir yılda BES sektörünün büyümesini destekleyen en önemli faktörlerden birinin, katılımcıların sisteme duyduğu güvenin güçlenmesi olduğunu belirtiyor. San'a göre hem katılımcı sayısında hem de fon büyüklüğünde gelişim devam ederken, BES fonlarının uzun vadede enflasyonun üzerinde getiri sağlaması, sistemin en önemli değer önerilerinden biri olarak öne çıktı. Katılımcılar, BES'i yalnızca devlet katkısı sunan bir tasarruf sistemi olarak değil, profesyonel fon yönetimiyle birikimlerini değerlendirebildikleri güçlü bir yatırım platformu olarak görmeye başladı. Bunun yanı sıra, dünya genelinde yaşlanan nüfus ve emeklilik dönemine yönelik finansal hazırlık ihtiyacının artmasıyla birlikte Avrupa ve OECD ülkelerinde tamamlayıcı emeklilik sistemlerinin giderek yaygınlaşması da Türkiye'de BES'e yönelik farkındalığın ve ilginin artmasını destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Rekabet gücü artıyor
Son dönemde BES ve OKS sektörünün gelişimini destekleyen önemli faktörlerden biri de sermaye piyasalarına yönelik düzenlemelerin BES lehine göreceli avantaj yaratması oldu. Özellikle yatırım fonlarına uygulanan stopaj oranlarındaki yukarı yönlü değişiklikler, yatırımcıların vergi sonrası net getiri beklentilerini etkileyerek BES'in uzun vadeli birikim aracı olarak rekabet gücünü daha da artırdı.
Öte yandan dijitalleşme, kişiselleştirilmiş fon önerileri, emeklilik sonrası gelir çözümleri, genç katılımcı segmenti ve katılımcıların finansal okuryazarlık seviyelerinin yükselmesi de sektörün sürdürülebilir büyümesini destekleyen önemli gelişmeler arasında yer aldı. Böylece bireysel emeklilik sistemi daha geniş kitlelere yayılırken, bugün yalnızca bir finansal ürün değil; Türkiye'nin uzun vadeli ekonomik dayanıklılığını destekleyen yapısal bir sistem haline gelmiş durumda.
Serkan Uğraş Kaygalak
Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü
TES, potansiyeli artıracak
2026-2028 Orta Vadeli Programı'nda yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'ne yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yapısal bir reform niteliğindeki TES, çalışan, işveren ve devlet katkısını bir araya getiren paydaşlı yapısıyla, ülkemizde tasarrufların artmasına ve emeklilik birikimlerinin daha geniş kesimlere yayılmasını sağlayacaktır. Bu yönüyle TES'in BES'in alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak konumlandırılacağını; bireylerde uzun vadeli tasarruf ve ekosistemini destekleyeceğini değerlendiriyoruz.
Sistemin başarılı olabilmesi için tüm paydaşların ortak mutabakatla hareket etmesi ve uygulama detaylarının netleştirmesi büyük önem taşıyor. Sektör olarak TES'e yönelik mevzuatsal düzenlemelere ve operasyonel gerekliliklere hazır olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Ersener San
Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı
Finansal güvenliği destekliyor
Bugün geldiğimiz noktada BES'i yalnızca emeklilik dönemine yönelik bir tasarruf sistemi olarak değerlendirmek mümkün değil. BES; bireylerin finansal güvenliğini destekleyen, yatırım alışkanlıklarını geliştiren, çocuklardan gençlere kadar her yaş grubuna hitap eden ve ülkemizin uzun vadeli tasarruf kapasitesini artıran stratejik bir ekosisteme dönüşmüş durumda. Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, yapay zeka ve yeni nesil finansal çözümlerle birlikte bu dönüşümün daha da hızlanacağına; BES'in hem bireylerin finansal geleceğinde hem de Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinde çok daha güçlü bir rol üstleneceğine inanıyorum.
Türkiye Hayat Emeklilik olarak devlet katkısı dahil 540 milyar TL civarındaki fon büyüklüğümüzle sektör liderliğimizi sürdürüyoruz. Yılın geri kalanında da bu ivmeyi koruyarak sürdürülebilir büyümemizi devam ettirmeyi hedefliyoruz.
Nurdan Tunay Günaylı
Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü
Yüzde 20 devlet katkısı büyümeyi destekliyor
Sektörümüzdeki bu ivmeli yükselişin temelinde, birikim bilincinin giderek artması yer alıyor. Günümüzde bireyler, ekonomik belirsizlikler karşısında finansal geleceklerini koruma altına alma ihtiyacını daha derinlemesine hissediyor. BES'in büyümesini destekleyen en önemli unsurlar arasında, sadece BES'e özel yüzde 20 devlet katkısını değerlendiriyoruz. Katılımcılar sisteme yatırdıkları her 2.000 TL'ye ek 400 TL devlet katkısı kazanıyor. Yılda 12 kere yapılabilen fon dağılım değişikliği imkanı ve diğer yatırım araçlarına kıyasla sunduğu vergi avantajları da BES'in büyümesini destekliyor.
Katılımcıların risk tercihlerine göre fon dağılımlarını değiştirebilme imkanı ve profesyonel fon yönetimi, uzun vadede sağlanan stopaj avantajıyla birleştiğinde BES orta ve uzun vadeli yatırım düşünenler için diğer yatırım araçlarına kıyasla çok daha güçlü, avantajlı ve güvenli bir liman sunuyor.
Ayhan Sincek
Katılım Emeklilik Genel Müdürü
Gençlerin ilgisi artıyor
Gençlerin BES'e ilgisi geçmişe kıyasla belirgin şekilde artıyor. Ancak bu ilgi, önceki kuşaklardan farklı motivasyonlarla şekilleniyor. Gençler emekliliği uzak bir hedef olarak görüyor olabilir; fakat finansal özgürlük, birikim disiplini ve gelecek güvencesi kavramlarına oldukça duyarlılar. Özellikle dijital deneyim, düşük giriş bariyerleri ve esnek katkı modelleri olduğunda sisteme daha hızlı uyum sağlıyorlar. Burada 18 yaş altı BES'in etkisi de çok önemli. Sisteme erken yaşta dahil olan gençler, ilerleyen dönemde BES'i hayatlarının doğal bir parçası olarak görüyor. Ancak genç katılımcıyı sisteme almak kadar sistemde tutmak da kritik. Bunun için sade iletişim, kişiselleştirilmiş fon önerileri ve gençlerin değer dünyasına hitap eden sürdürülebilir yatırım temaları ön plana çıkıyor.
Gökhan Sertsöz
BNP Paribas Cardif Türkiye Genel Müdür Yardımcısı
Sektör olgunluk evresinde
Devlet katkısı oranlarında yapılan güncellemeler, BES'in artık sadece teşviklerle büyüyen bir yapıdan çıkarak, finansal disiplin ve fon performansı odaklı bir olgunluk evresine geçtiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde BES'in stratejik gücü; dijital katılım, fon çeşitliliği ve kişiselleştirilmiş birikim modelleriyle daha da pekişecek. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi de önümüzdeki yıllarda güç dengesi açısından en hızlı ivme kazanması beklenen alanlardan biri. TES, işveren katkısı ve otomatik yapısı sayesinde, çalışanlar için emeklilik bilincini erken dönemde oluşturan kritik bir araç haline geliyor. Aynı zamanda şirketler açısından da çalışan bağlılığı, yetenek yönetimi ve sürdürülebilir yan haklar stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.
Fisun Koç Doğan
Allianz Türkiye Hayat Genel Müdür Yardımcısı
5 yılda ortalama yüzde 879 kazanç
Gönüllü BES sistemi, farklı yatırım araçlarını içeren fonlar aracılığı ile birikimlerin değerini koruyup artırarak, uzun vadede enflasyonun üzerinde reel bir getiri elde etmenizi sağlayan güvenilir, emeklilik dönemini güvence altına alan bir yatırım ve birikim aracı. Ek olarak BES'te kalma süresi arttıkça artan stopaj ve devlet katkısı teşvikleri de katılımcılara önemli destekler sağlıyor.
Nisan 2026 sonu Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre; BES sektörünün son 1 yıl, 5 yıl, 10 yıl ortalama getirilerinin, enflasyonun üzerinde önemli reel getiri sağladığını memnuniyetle görüyoruz. Örneğin, son 5 yıl ve 10 yıllık dönemlerde, BES altın ve hisse senedi fonlarının getirisi ortalama getirinin çok üzerinde gerçekleşti. Son 5 yıllık dönemde enflasyon yüzde 657 iken, BES sektörünün ortalama getirisi yüzde 879, altın fonları yüzde 1357, hisse senedi fonları yüzde 1385 getiri sağladı.
Fırat Kuruca
AGESA Hayat Emeklilik Genel Müdürü
Enflasyonun 6-7 puan üzerinde getiri sağlıyor
Devlet katkısı, BES'in cazibesini koruyan en güçlü unsurlardan biri olmaya devam ediyor. Bunun yanında fon performansları da sisteme bakışı önemli ölçüde güçlendirdi. Son 5 yılda bireysel emeklilik fonlarının ortalamada enflasyonun 6-7 puan üzerinde reel getiri sağlaması, BES'in uzun vadede güçlü bir yatırım aracı olarak konumlandığını gösteriyor. Bu dönemde yatırım seçeneklerinin çeşitlenmesi de önemli bir katkı sağladı. Katılımcılar farklı beklenti ve risk profillerine uygun daha fazla alternatife ulaşırken, dijitalleşme sayesinde BES daha erişilebilir ve kolay yönetilebilir hale geldi. Finansal okuryazarlığın gelişmesi ve gençlerin sisteme artan ilgisi de BES'in daha geniş kitlelerle buluşmasını destekleyen başlıklar arasında yer alıyor.
2026 dönüşüm yılı
Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek de tasarruf ihtiyacına yönelik farkındalığın artmasının, sektörün büyümesinde önemli bir unsur olduğunu savunuyor. Enflasyonist ortam ve ekonomik belirsizlikler, uzun vadeli birikim ihtiyacını daha görünür hale getirdi. Bireyler artık sadece bugünü değil, gelecekteki finansal güvenliğini de planlamak istiyor. İkinci önemli gelişme, 18 yaş altı BES'in ivme kazanması oldu. Bu alan sadece yeni katılımcı üretmekle kalmadı; aynı zamanda ailelerin sisteme bakışını da değiştirdi. "Uzun vadeli tasarruf kültürünü erken yaşta başlatan bir dönüşüm görüyoruz" diyen Sincek, 2026 itibarıyla bireysel emeklilik sisteminin büyüyen bir yapıdan olgunlaşan bir sektöre dönüştüğünü vurguluyor. BES'in, katılımcı sayısı, fon büyüklüğü ve sermaye piyasalarına katkısı açısından Türkiye ekonomisinin en stratejik uzun vadeli tasarruf mekanizmalarından biri konumunda olduğunu belirten Sincek, bugün gelinen noktada sektörün gündeminin büyümenin yanı sıra kalıcılık, derinleşme ve katılımcı deneyimi olduğuna işaret ediyor. 2026'yı bir dönüşüm yılı olarak nitelendiren Sincek'e göre, artık "Kaç kişi sisteme girdi?" değil, "Kaç kişi sistem içinde sürdürülebilir bir tasarruf davranışı geliştirdi?" sorusu daha fazla önem kazandı.
Katılımcıların yüzde 42'si kadın
BNP Paribas Cardif Türkiye Banka Sigortacılığı ve Acente Sigortacılığı Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sertsöz de bu büyümede farklı bir konuya dikkat çekiyor. Sertsöz, Gönüllü BES katılımcılarının yüzde 42'sinin kadınlardan oluşması ve fonların yüzde 44'ünün kadınlar tarafından yönetiliyor olmasını, 'Finansal planlama konusunda bilinçli bir yükseliş' olarak yorumluyor. Sertsöz'e göre, kadınların iş gücüne katılım oranının yaklaşık yüzde 36 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, BES'teki bu temsil oranı çok daha anlamlı hale geliyor. BES, özellikle profesyonel iş hayatının dışında kalan kadınlar için kendi birikimlerini oluşturma ve finansal bağımsızlıklarını güçlendirme imkanı sunuyor. Bu yönüyle sistem, hem bir tasarruf aracı hem de kapsayıcı bir finansal güvence mekanizması işlevi görüyor.
BES'in yaşı gençleşiyor!
Sektörde sürdürülebilir büyüme ön plana çıkarken, devlet katkısının Ocak 2026 itibarıyla yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirilmesine katılımcıların nasıl tepki verdiği sorusu aklımıza takılıyor. Elbette oranlardaki değişiklikler kısa vadede katılımcı algısını etkileyebilir; ancak sistemin sürdürülebilirliği açısından meseleye daha geniş bir perspektiften bakmak gerekiyor. Sektör temsilcilerine göre, BES artık yalnızca devlet katkısıyla büyüyen bir sistem değil. Katılımcılar, giderek daha fazla uzun vadeli birikim, profesyonel fon yönetimi ve emeklilik döneminde ek gelir perspektifiyle sisteme bakıyor. Bu nedenle talep tarafında kısa süreli bir bekleme davranışı görülse de sistemin temel dinamiklerinde kalıcı bir zayıflama beklenmiyor. Özellikle genç katılımcı ve çocuk BES tarafındaki momentum güçlü şekilde devam ediyor.
Ersener San da işte tam bu noktada çarpıcı rakamlar paylaşıyor, "Bugün Türkiye'deki 18 yaş altındaki yaklaşık 23 milyon kişinin 1,7 milyonu şimdiden Bireysel Emeklilik Sistemi'ne dahil olmuş durumda. 18 yaş altı BES katılım uygulamasının hayata geçirilmesiyle birlikte sistemin yaş profili de önemli ölçüde gençleşti. Nitekim, 18 yaş altı katılım öncesinde BES'e ilk defa giriş yapan katılımcıların ortalama yaşı yaklaşık 38 seviyesindeyken, bugün bu rakam 31 yaşa kadar geriledi. Bu tablo, ailelerin çocuklarının geleceği için erken yaşta tasarruf yapmaya verdiği önemin arttığını ve BES'in tasarruf alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren kazanılmasında önemli bir rol üstlendiğini gösteriyor."
Fon büyüklüğü 3 trilyon tl'yi aşar
Sektörün yıl sonu beklentilerine gelince, büyüme ivmesinin yılın geri kalanında da devam etmesi bekleniyor. Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)'nin de ilerleyen zamanlarda hayata geçmesiyle birlikte, sisteme olan ilgi ve farkındalığın gelecek dönemde daha da artacağına inanıyor. Günaylı, "2026 yılının genel seyri ve mevcut büyüme trendleri dikkate alındığında, sektörün yılı geçmiş yıllarda olduğu gibi güçlü sonuçlarla tamamlayacağını öngörüyoruz. Sisteme olan ilginin artarak devam etmesiyle birlikte, toplam fon büyüklüğünün 3 trilyon TL'yi aşması, sektör açısından sürpriz olmayacaktır. Katılımcı sayısının ise 21 milyon seviyelerine ulaşmasını bekliyoruz" diyor. Allianz Türkiye Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Fisun Koç Doğan da OECD ülkelerinde emeklilik fonlarının milli gelire oranının yüzde 90'ların üzerine çıktığını, Türkiye'de ise bu oranın hala yüzde 3-4 seviyelerinde olduğuna işaret ederek, "Evet güçlü bir büyüme hikayesi yazdık ama önümüzde hala önemli bir gelişim alanı var" diyor.