Temkinli İyimserlik Zamanı
Sermaye piyasalarında 30 yıllık deneyime sahip olan İnfo Yatırım Genel Müdürü Tarkan Akgül, jeopolitik risklerin arttığı ortamda yatırımcıların paniğe kapılıp ani hareketlerden kaçınmasını öneriyor. Piyasalarda hala fırsatların olduğunu söyleyen Akgül, "fırsatları kaçırmamak için bekle-gör modunda kalınmalı" diyor.
Piyasalardaki sert ve ani dalgalanmalarda yatırımcıların yaptığı en büyük hatalardan birincisi panik hareketi, ikincisi duygusal davranmak... Bu tespit aslında yaklaşık 30 yıldır sermaye piyasaları ile haşır neşir olan İnfo Yatırım Genel Müdürü Tarkan Akgül'e ait. "Bizim işimizde duygusallığa ve paniğe çok yer yok" diyen Akgül, bu tespiti ile Orta Doğu'da savaşın patlak vermesiyle piyasalarda yaşanan gelişmelere ve yatırımcı tepkisine dikkat çekiyor. Yatırımcıların ve piyasaların aslında savaşa hazırlıklı olduğunu ancak bu kadar uzun süreceğini kimsenin tahmin etmediğini dile getiren Akgül, şu anda herkesin hesabının şaştığını ve kontrol edilemez hale geldiğini belirtiyor. "Ben 30 yıldır bu işi yapıyorum, geçtiğimiz 1,5 seneye kadar belki hiç hayatımda böyle bir piyasa görmedim" diyen Akgül'ün anlattıklarından aldığım izlenime göre, aslında piyasa profesyonelleri de savaşın süreci ve nasıl sonuçlanacağına ilişkin bilinmezler nedeniyle çok sağlıklı tahminde bulunamıyor. Bu yüzden Akgül, yatırımcıların öncelikle volatiliteden kaçınmasını ve mevcut pozisyonlarını korumasını öneriyor. Akgül, oldukça kırılgan ve dalgalı geçen ilk 4 ayın ardından yılın geri kalanı için öngörüsünü ise, "Bekle-gör modunda kalmak veya temkinli iyimserlik de diyebiliriz. Temkinli iyimser olmakta yarar var çünkü piyasada hala fırsatlar var. O fırsatları kaçırmamak gerekiyor ama kaçırmamaya çalışırken de temkinli olmak gerekiyor. Aslında hem bekle-gör hem temkinli iyimserlik bundan sonra yatırımcının mottosu olmalıdır diye düşünüyorum" sözleri ile özetlerken, bir anlamda piyasaların şu an içinde bulunduğu ruh haline de ayna tutuyor.
İnfo Yatırım Genel Müdürü Tarkan Akgül ile İran savaşı ile piyasalarda değişen dengeleri, yatırımcı tepkisini, halka arz beklentilerini ve piyasalara ilişkin öngörülerini konuştuk.
Savaşın piyasalara etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aslına baktığımızda yatırımcılar ve ülkeler savaşa hazırlıklıydı. Ancak bu kadar uzun süreceği tahmin edilmiyordu. Bence aslında ABD Başkanı Trump da bunu çok tahmin etmiyordu ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Herkesin hesabı şaştı, sonrasında da artık hikaye durdurulamaz ve kontrol edilemez hale geldi. Spot piyasada petrol fiyatları, 60 dolar iken, 130 dolarları gördü. Spotla vadeli arasındaki farkın giderek kapatılamaz hale gelmesi de arz tarafında ileride birtakım sıkıntılar yaşanabileceğini gösterdi. Böyle olunca da bütün yatırımcıların pozisyonlarını yönetebilme, kontrol edebilme anlamında iş kontrolden çıktı. 'Altın sağlam güvenli liman' gibi bildiğimiz bir sürü ritüeli unuttuk. Savaşın ikinci haftasında altında neredeyse yüzde 30'lara varan düşüşler gördük. Gümüş fiyatlarında da benzer düşüşler yaşandı. Aslında bildiğimiz ekonomik ritüelleri biraz daha farklı bir şekilde yaşıyoruz şu anda. Altın ve gümüş tamamen haberlerden kopmuş durumda. Şu anda piyasalarda yaşanan ortamı daha önce hiç oynamadığımız bir oyunu çözmeye çalışıyormuş gibi düşünebiliriz aslında.
Peki bu belirsizlik ortamında yatırımcılar nasıl pozisyon alıyor?
Yatırımcılar şu anda ne yapacağını bilememekte çünkü baktığınızda biz her zaman şunu söyleriz: "Yatırım danışmanlarınızı mutlaka dinleyin. Eğer siz profesyonel bir yatırımcı değilseniz, sizin finansal okuryazarlığınız daha düşükse, mutlaka yatırım danışmanınızı dinleyin ve aracı kurumlara fikir danışın" Fakat bu sefer hem aracı kurumlar hem de banka tarafındaki profesyoneller, fon yöneticileri de dahil olmak üzere ne olduğunu bilemediğinden dolayı bir belirsizlik hakim. Böyle durumlarda sabit getirili ürünlerde olmayı öneriyoruz. Herkesin pozisyonlarını şu an için korumasını tavsiye ediyoruz. Kendi risk yapısına göre muhafazakar olanların sabit getirili, biraz daha riski sevenlerin fırsatları kullanmak için hisse tarafında olmalarını tavsiye ediyoruz. Ama son günlerde bizim piyasamız diğer taraflardan biraz daha ayrıştı, gelen haberlerin olumsuz olmasına karşı sağlam durmaya çalışıyor. Bu bizim için olumlu.
Peki borsa yeterince dip yaptı diyebilir miyiz?
Evet. Yani fiyatların artık satılabilir seviyeden çıktığını, dip yaptığını, buradan sonraki satışla elindeki malı kaçıracağını düşünen yatırımcı sayısının arttığını gözlemlemekteyiz.
Şu an piyasaların satın aldığı en büyük risk nedir?
Şu anda herkes Hürmüz Boğazı'ndaki hikayeye odaklanmış durumda. O tarafta Trump gerçekten söylediği gibi Hürmüz Boğazı'na yönelik bir müdahale veya kara harekatı yaparsa, buradaki sürecin uzaması anlamına geleceğinden açıkçası beklentileri yine olumsuz ve sert bir şekilde etkiler.
Altında volatilite devam edecek
Altının ons bazında 29 Ocak 2026'da yaptığı 5.598 dolar zirvesini çok rahat aşıp yeni zirvelere doğru (6.000 dolar ve üzeri) gidebileceğini düşünüyorum. Özellikle 2022 yılından itibaren başta Çin Merkez Bankası olmak üzere merkez bankalarının dolara bağımlılıklarını azaltmak için (Rusya'nın dolar varlıklarının Ukrayna savaşı ile dondurulması bu kararlarda etkili) altın talebi devam edecektir. Ancak bu yol, inişli çıkışlı volatil bir yol olacak gibi görünüyor. Petrol fiyatlarının seyrinden dolayı, petrol ithalatçısı ve cari açığı olan ülkeler ile finans piyasalarında yurt dışına portföy çıkışı olan ülkelerin zaman zaman dolara erişim için rezervlerindeki altından satış yapma ihtimalleri olabilir. Ateşkes ve barış görüşmelerinden sonuç alınamaması senaryosunda, petrol fiyatlarının 120 dolar ve üzerine gitme riski, beraberinde altının ons bazında hızlı ama geçici bir şekilde 23 Mart'ta da yaşandığı üzere 4.100 dolar ve hatta altına inme ihtimalinin var olabileceğini gösteriyor.
Halka arzlar açısından beklentilerinizi alabilir miyim?
Halka arzlar açısından yıla çok güzel bir başlangıç yaptık. Hatta geçen yılın ilk çeyreğindeki seviyeye ulaşıldı. En son bizim yaptığımız Ağaoğlu GYO halka arzı da globalde olan her türlü olumsuzluğa rağmen çok başarılı geçti. Yine uzun bir aradan sonra Netcad halka arzı ile birlikte piyasada ilk 1 milyon üstü yatırımcı sayısını yakalamıştık. Ağaoğlu GYO halka arzında da yine 1 milyona yakın bir yatırımcı sayısına ulaştık. Ancak 2 haftadır görüyoruz ki SPK da frene basmış durumda. SPK'nın ne kadar ara vereceğini tahmin etmek güç olmakla birlikte geçtiğimiz senenin fersah fersah yukarısında kapatacağız diye düşünüyorum. Yıl sonu itibarıyla tahminimiz 26 ila 30 civarında şirketin halka arzının gerçekleşmesi yönünde.
Yabancı yatırımcı ilgisinde toparlanma devam ediyor mu?
Şöyle ki, 2025 yılında daha çok carry trade yapan yabancı yatırımcı görüyorduk. O anlamda yabancı yatırımcı ilgisi yoğundu. Ancak bunlar hep giriş-çıkış şeklinde oluyordu. Yani kısa dönemli hareketler, pozisyonu açıyorlar, 7-10 gün taşıyıp sonrasında tekrar çıkış yapıyorlardı. Biz de yabancılar ile çalışan bir aracı kurumuz. Yabancı yatırımcılardan aldığımız geri bildirimlere göre 2026 yılı başında carry trade tarafındaki stratejinin biraz daha blok alımlara, uzun vadeli taşıma hikayesine evrileceği yönündeydi. Nitekim böyle girişler de görüyorduk. Fakat savaş sonrası bir es verdiler diyebilirim. Ama hala fiyatlar ucuz ve çok düşük seviyelerde olduğu için ben o ilginin devam edeceğini düşünüyorum. Bunun için biraz daha hem faiz tarafının yatışması hem de konjonktürün yani enerji fiyatlarında, petrol fiyatlarındaki hareketin stabil hale gelmesi gerekiyor.
Son dönemde bireysel yatırımcılar hangi enstrümanlara yöneliyor?
Öncelikle şunu söylemek lazım, volatiliteden kaçmaları gerekiyor. Baktığınız zaman hisse tarafında yatırımcının kaldırabileceği risk seviyesi, risk potansiyeli önemli. Alabileceği risk seviyesi yüksek ise borsada geri çekilmeler aslında bir fırsat. Tabii ki faiz tarafında da hala ciddi bir getiri fırsatı var. Enflasyon önemli bir kriter. Enflasyonun altında getiri elde etmeyi kimse istemiyor. Bunun için de gerek faiz tarafında gerek hisse tarafında fırsatları kollamakta yarar var. Yaklaşık 3-4 yıldır hiç kimseye döviz önermiyordum. Ama belli bir miktarda, az da olsa çeşitlendirme olsun diye döviz tarafında yatırım yapılabilir.
Peki bugün yatırıma yeni başlayan bir yatırımcıya öneriniz ne olur?
Şöyle söyleyeyim, dediğim gibi hisse tarafındaki fiyatlar şu anda çok cazip. Mutlaka ve mutlaka çeşitlendirme yaparak, belli bir kısmını sabit getirili ürünlere koymak şartıyla mutlaka bir marjinal fayda sağlamak, bir farkındalık yaratmak gerekiyor. Hisse senedi tarafında aracı kurumlardan veya çalıştığınız banka şubelerine sormak şartıyla danışmanlık almakta fayda var. Bunların hiçbirini yapamıyorsa da hisse senedi yoğun fonlara yatırım yapabilir, öbür türlü enflasyonun üzerinde getiri elde etme şansları teknik olarak da çok fazla olmayacaktır.
Uzun yıllardır sermaye piyasasındasınız. Yatırımcının yaptığı en büyük hata nedir sizce?
Birincisi panik hareketi. İkincisi duygusal davranmak. Bizim işimizde duygusallığa ve paniğe çok fazla yer yok çünkü öbür türlü gerçeklikten sapıyorsunuz. Mutlaka stop-loss seviyelerinin, kar al seviyelerinin olması (pozisyon açmadan önce olması) ilk derste insanlara anlattığımız hikayelerden bir tanesi. Finansal disiplin ve o disiplini korumak çok önemli. Yani siz bir pozisyon açtığınızda hangi seviyede stop-loss'un olacağını, hangi seviyede kar alacağını planlamadığınız zaman başarılı olma şansınız yok. Bunlar da biraz finansal disiplin konusunun önemini gösteriyor.
Borsada yatırım yapmak sanırım biraz da finansal okuryazarlık gerektiriyor...
Tabii ki, mutlaka gerektiriyor. Zaten biz İnfo Yatırım olarak bununla ilgili yurt genelinde yatırımcılarımıza eğitimler veriyoruz. Temas kurmayı seviyoruz. Ankara, Adana, Mersin, İzmir, Balıkesir ve Gaziantep dahil olmak üzere şu anda yurt içinde toplam 20 adet şubemiz ve irtibat büromuz var. Bundan sonraki dönemde dijitalleşmeye önem vermeye devam edeceğiz. Finansal tarafta bundan sonraki hikaye dijitalleşmede yazılacak.
Peki coğrafi olarak yatırımcı davranışlarında bir farklılık gözlemliyor musunuz?
Tabii ki bölge bölge elimizde bir veri olmakla birlikte iş insanda bitiyor. Sonuç olarak Gaziantep'te yatırımcı opsiyon yapabiliyor, hisse senedi ve faiz yatırımı yapabiliyor. İstanbul ve Ankara'daki yatırımcılar daha niş yatırım ürünlerini ve türev ürünleri de tercih edebiliyor. Ama Doğu'ya doğru gittikçe, hisse senedi tarafı biraz daha ağırlıklı ve tek kalem olarak görünüyor. Orada altın ve hisse yatırımının ayrı bir önemi var. Faiz tarafı oralarda biraz daha geride kalıyor.
30 yıllık kariyerimde böyle piyasa görmedim
Ben 30 yıldır bu işi yapıyorum, geçtiğimiz 1,5 senesine kadar böyle bir piyasa görmedim. Dediğim gibi Borsa İstanbul fiyat anlamında çok ucuz. Çok değerli bankalarımız var. Bankacılığın yanı sıra gayrimenkul, havacılık, savunma sanayi şirketleri ve enerji sektörlerindeki hisseleri öneriyoruz.