Faktoringe Talep Artacak

YAZIAYFER ARSLAN 01:29 - 17.06.2026, Çarşamba

Küresel jeopolitik risklerin yanı sıra faiz, kur ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar son dönemde şirketlerin üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Vakıf Faktoring Genel Müdürü Bülent Atılgan, gelecek dönemde maliyet artışları nedeniyle şirketlerin faktoring talebinin artacağını öngörüyor.

Türkiye'de faktoring sektörü, zaman zaman dalgalı bir seyir izlese de genel olarak yukarı yönlü bir performans sergiliyor. 2015 yılında 120 milyar TL civarında seyreden sektörün toplam cirosu, 2025 yıl sonu itibarıyla 1,9 trilyon TL seviyesine ulaştı. 2026 yılında ise küresel piyasalardaki belirsizliklerden kaynaklı finansal koşullar ve maliyet artışları nedeniyle faktoring sektörüne olan talebin daha da artması bekleniyor.

Vakıf Faktoring Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Atılgan, finansal koşulların ve maliyetlerin yakından takip edilmesi gereken bir süreçten geçildiğine vurgu yaparak faiz, kur ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmaların şirketlerin üretim maliyetlerini doğrudan etkileyebileceğini dile getiriyor. Bunun da finansman ve faktoring ihtiyacını artırabileceğine işaret eden Atılgan'a göre, küresel ölçekte 4 trilyon dolarlık hacme sahip faktoring pazarında Türkiye'nin büyüme potansiyeli oldukça yüksek. Özellikle büyük ölçekli firmalar ve ihracat yapan şirketlerin faktoring hizmetlerini etkin şekilde kullandığını anlatan Atılgan, henüz küçük ölçekli şirketlerin önemli bir bölümünün banka dışı finans hizmetlerinden yeterince faydalanamadığından yakınıyor. Atılgan, bu nedenle sektörün sunduğu hizmetlerin kapsamı, maliyet yapısı ve sağladığı faydalar konusunda farkındalığın artırılması gerektiğine inanıyor.

Vakıf Faktoring Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Atılgan ile alternatif finansman yöntemi olarak faktoringin önemini, ülke ekonomisine ve işletmelere katkısını değerlendirirken gelecek döneme ilişkin beklentilerini de konuştuk.

2025 yılı sektör ve şirketiniz açısından nasıl geçti?

2025 yılında Türkiye'de faktoring sektörü, yüksek faiz oranları, sıkı para politikası ve finansmana erişimin zorlaşması nedeniyle, talep açısından güçlü ancak karlılık ve büyüme hızı açısından daha temkinli bir görünüm sergiledi. Bu zorlu tabloya rağmen Vakıf Faktoring olarak 2025 yılını güçlü finansal sonuçlarla tamamladık. Geçen yıl sonu itibarıyla aktif büyüklüğümüzü 41,9 milyar TL'ye, faktoring alacaklarımızı 41,7 milyar TL'ye çıkardık.

2026 yılı nasıl geçiyor? Yıl sonu itibarıyla beklentileriniz ve hedefleriniz neler?

2026 yılı, küresel piyasalardaki belirsizliklerden kaynaklı finansal koşulların ve maliyetlerin yakından takip edilmesini mecbur kılan bir dönem olarak başladı. Böylece faiz, kur, enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar, şirketlerin üretim maliyetlerini doğrudan etkileyebileceğinden, finansman ve faktoring ihtiyacının artması öngörülüyor. Bu durum şirketlerin faktoring ihtiyacını artırabileceği gibi geri ödeme gücünü de zayıflatabilir. Şirketimizin bu durumu, güçlü müşteri ilişkileri ve disiplinli portföy yönetimi alışkanlığı sayesinde kontrollü büyüyerek aşmasını planlıyoruz. Yılın geri kalanında önceliğimiz; müşteri tabanımızı genişletirken, portföy kalitemizi korumak ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek olacak. Böylece 2026 yılını sektördeki güçlü konumumuzu pekiştirdiğimiz, operasyonel süreçlerimizi daha verimli hale getirdiğimiz bir yıl olarak geçirmeyi hedefliyoruz.

Bankacılık dışı finans sektörü, Türkiye ekonomisine nasıl bir katma değer sağlıyor?

Bankacılık dışı finans sektörü; faktoring, finansal kiralama ve finansman şirketleri aracılığıyla özellikle kurumsal şirketlerin ve KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaştırarak Türkiye ekonomisine önemli katma değer sağlıyor. Bankacılık sistemine alternatif ve tamamlayıcı bir yapı sunan sektör, ticari alacakların nakde dönüşmesini hızlandırıyor, yatırım harcamalarını destekliyor ve ekonomik faaliyetlerin sürekliliğine katkı sağlıyor. Reel sektörün kısa ve orta vadeli finansman ihtiyacını karşılayarak üretim, ihracat ve istihdamın korunmasına da yardımcı olan bankacılık dışı finans kuruluşları, finansal sistemin derinleşmesine ve riskin farklı kurumlar arasında dengeli şekilde dağılmasına önemli ölçüde destek sağlıyor.

Yüksek faiz ortamı sektöre olan talebi nasıl etkiliyor?

Yüksek faiz ortamında finansman maliyetlerinin artması ve nakit akışlarının zayıflaması, firmaların hem işlem hacimlerini hem de karlılıklarını baskılıyor. Bu çerçevede ortaya çıkan likidite ihtiyacını karşılamak amacıyla işletmelerin alternatif finansman çözümlerine yönelmesi kaçınılmaz hale geldi. Özellikle banka kredilerindeki daralma, şirketleri farklı finansman kaynaklarına yönlendirirken, faktoring bu süreçte öne çıkan en efektif çözümlerden biri. Diğer yandan, yüksek faizin yarattığı belirsizlik ortamında ticariişlemlerde vadelerin uzaması, finansman maliyetlerini daha da artırıyor. Bu koşullarda şirketlerin, uzun vadeli borçlanmalar yerine daha esnek ve yönetilebilir olması nedeniyle kısa vadeli finansman araçlarını, dolayısıyla ağırlıkla faktoring işlemlerini tercih ettiklerini görüyoruz. Bu gelişmeler, faktoring sektörü genelinde işlem hacimlerinde büyümeyi desteklerken; artan maliyetler ve riskler nedeniyle tahsili gecikmiş alacak (NPL) oranlarında yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor.

Müşteri Odaklı Yaklaşım

Vakıf Faktoring'in en belirgin avantajlarından biri, ana hissedarı olan VakıfBank'ın kurumsal yapısı ve finansal gücünden aldığı destek sayesinde yüksek güvenilirliğe sahip olmasıdır. Bu güçlü sermaye ve marka desteği, müşterilere sürdürülebilir ve istikrarlı finansman çözümleri sunmamızı sağlıyor. Şirketimiz aynı zamanda farklı sektörlere hitap eden esnek finansman ürünleriyle faktoring hizmetlerini geniş bir tabana ulaştırıyor. Hızlı karar alma süreçleri ve müşteri odaklı yaklaşımı, nakit akışı ihtiyaçlarına hızlı çözüm üretmesini mümkün kılarken, risk yönetimi konusundaki disiplinli yaklaşımı da şirketin portföy kalitesini korumasına katkı sağlıyor. Tüm bu unsurlar Vakıf Faktoring'i sektörde güven, hız, rekabet ve sürdürülebilir büyüme ekseninde rakiplerinden ayrıştıran güçlü bir konuma taşıyor.

Alternatif finansman modeli olarak faktoringin önemi sizce ülkemizde yeterince biliniyor mu?

Küresel piyasalardaki faktoring hizmetleri pazar büyüklüğü 2024 yılında 4 trilyon dolar civarında gerçekleşti ve bu rakamın yaklaşık yüzde 66'sı Avrupa kıtasında oluştu. Türkiye, Avrupa kıtasındaki bu cironun yüzde 1,39'unu temsil ederken, dünya cirosunun yaklaşık yüzde 1'ini oluşturuyor. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye'deki faktoring sektörünün hem dünya hem Avrupa pazarında küçük bir paya sahip olduğunu görüyoruz. Özellikle büyük ölçekli firmalar ve ihracat yapan şirketler faktoring hizmetlerini etkin şekilde kullanırken, daha küçük ölçekli şirketlerin önemli bir bölümü banka dışı finans hizmetlerinden yeterince faydalanamıyor. Dolayısıyla alternatif finansman modeli olarak faktoringin Türkiye'de iş dünyasının belirli bir kesimi tarafından daha iyi tanındığını söyleyebiliriz. Oysa faktoring, teminat yapısının daha esnek olması, hızlı finansman sağlaması, tahsilat yönetimi gibi avantajları nedeniyle işletmeler için önemli bir likidite aracı. Finansmana erişimin zorlaştığı dönemlerde faktoringe olan ilgi artsa da alternatif finansman modeli olarak faktoringin Türkiye'de potansiyelinin tam olarak kullanılmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle sektörün sunduğu hizmetlerin kapsamı, maliyet yapısı ve sağladığı faydalar konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini düşünüyoruz.

Nakit akış yönetiminde işletmelere hangi avantajları sağlıyorsunuz?

Faktoring, işletmelerin vadeli alacaklarını bir faktoring şirketine devrederek hızlı bir şekilde nakde çevirmelerini sağlayan bir finansman yöntemi. Bu yöntem sayesinde işletmeler, alacaklarının vadesini beklemeden nakit elde ederek maaş, kira ve tedarikçi ödemelerini zamanında gerçekleştirebilir, nakit sıkışıklığını önleyebilirler. Alacakların nakde dönüşmesi, bilançoda likit varlıkların artmasına ve finansman yapısının daha güçlü görünmesine katkı sağlar. Bunun yanında faktoring işlemleri, işletmeler için bankalara i ve diğer finansal kuruluşlara alternatif, hızlı bir finansman kaynağı oluşturur. Böylece işletmeler düzenli nakit akışı sayesinde, faaliyetlerini daha sağlıklı şekilde sürdürebilir ve büyüme fırsatlarını daha rahat değerlendirebilir.

Vakıf Faktoring olarak KOBİ'lere hangi ürün ve hizmetleri sunuyorsunuz?

Başta yurt içi faktoring, ihracat ve ithalat faktoringi olmak üzere faturalı alacakların finansmanı, çek ve senetli alacakların finansmanı gibi çözümlerle KOBİ'lerin finansman ihtiyacını karşılamak ve nakit akışlarını düzenlemek amacıyla sektöre özgü tüm hizmetleri sunuyoruz. Böylece işletmelerin vadeli alacaklarını vadesinden önce nakde çevirip, alacakların tahsilat takibini üstlenerek firmaların operasyonel yükünü azaltıyoruz. Ayrıca garanti hizmeti sunarak tahsilat riskini belirli koşullar altında üstlenebiliyoruz. Dolayısıyla şirketler finansmana daha kolay erişebilirken, esnek finansman seçenekleri sayesinde güçlü finansal yapıya ulaşma fırsatı yakalıyor.

Geçen yıl gerçekleştirdiğiniz halka arz, şirketinize nasıl bir motivasyon sağladı?

2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 3,2 milyar TL'lik halka arzımıza 16,5 milyar TL talep geldi. Bu ilgi ve güven bize daha iyisini yapma yolunda büyük bir motivasyon sağladı. Bu itibarla halka arz sürecimiz, şirketimizin değerinin belirlenmesine, bilinirliğinin ve tanınırlığının artmasına, şeffaflık, hesap verilebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkelerinin daha güçlü bir şekilde uygulanmasına temel sağlayarak şirketimizin kurumsal kimliğine katkı sağladı. Bu kazanımların ışığında, geleceğimizi etkin şekilde yönetme, sektördeki lider konumumuzu devam ettirme ve tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratma vizyonumuz doğrultusunda geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz.

BİZE ULAŞIN