Dallas New York’un Finans Merkezi Tahtına Göz Dikti
Teksas Eyaletinin Dallas Şehri, Serbestleştirilmiş Yasal Düzenlemeler Ve Düşük Vergiler Sayesinde Abd’nin En Büyük Bankalarını İnşa Ettiği Yeni Finans Merkezine Çekebileceğine İnanıyor. Y’all Street Adı Verilen Finans Merkezi Gerçekten Wall Street’i Tahtından İndirebilir Mi?
ABD'de sermayenin başkenti hala dünyanın en değerli borsaları olan New York Borsası (NYSE) ve Nasdaq'a ev sahipliği yapan New York şehri. Ancak öyle görünüyor ki New York'a ciddi bir rakip geliyor: Teksas eyaletinin Dallas şehri son yıllarda yaptığı atılımlarla Y'all Street olarak anılan yeni bir finans üssü inşa ediyor ve bu merkez şimdiden çok sayıda finans kuruluşunu kendine çekmeyi başarmış durumda.
Örneğin Goldman Sachs, Dallas'ta 5 binden fazla çalışanı barındırabilecek 75 bin metrekarelik yeni bir kampüs inşa ediyor. Bank of America ve JP Morgan'ın kulelerinin arasındaki arazide inşa edilen 700 milyon dolarlık kampüs, ABD'nin en büyük bankalarından birinin bölgesel genişleme planından çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu tesis, Dallas'ın New York'un finansal tahtını ele geçirme yönünde başlattığı agresif "Y'all Street" girişiminin elde ettiği en yeni ve en parlak zaferlerden biri olarak görülüyor. Teksas'ta üslenen diğer önemli finans kuruluşları arasında Deloitte ve beş yıl önce genel merkezini Kaliforniya'dan Westlake'e taşıyan Charles Schwab da bulunuyor.
Bir zamanlar bankacılar için sadece gelip geçici bir durak olan Dallas-Fort Worth metropol bölgesi, son on yılda Y'all Street'e dönüşürken olağanüstü bir değişim yaşadı. Bölgede finans sektörü işgücü on yıl içinde yüzde 40 artarak 386 bin çalışana ulaştı. Bu büyük patlamanın ardındaki nedenleri şöyle sıralamak mümkün: Bankalar ve yatırım şirketleri zaten Teksas'ın fosil yakıt sanayiine, büyüyen teknoloji ve yapay zeka sektörlerine yakın olma isteği içindeydi ancak milyonlarca dolarlık sübvansiyonlar, yeni kurulan ve hızlı karar veren iş mahkemeleri, ayrıca Teksas'ta kurumlar ve gelir vergisi olmaması finans kuruluşlarını olağanüstü bir hızla Dallas'a çekmeye yetti.
JPMorgan Chase'in Teksas'ta New York'takinden daha fazla çalışanı var. 2017'de açıldığından beri çalışan sayısını ikiye katlayan Plano'daki kampüste yaklaşık 13 bin kişi çalışıyor.
Örneğin son bir yıl içinde Scotiabank'a sağlanan 10 yıllık emlak vergisi indirimi ve 2.7 milyon dolar tutarındaki hibe, Kanadalı kredi kuruluşunu Kuzey Carolina'dan Dallas'ta taşınmaya ikna etti ve eyalete bin adet yeni iş imkanı getirdi. Bu arada, potansiyel halka arzlar elde etmek isteyen Nasdaq ve NYSE, Dallas'ta şube açtı. Nasdaq'ın aceleyle Dallas'ta şube açmasının temel nedeni, daha gevşek kotasyon kurallarıyla özellikle sağ eğilimli şirket yöneticilerine hitap etmesi beklenen ve bu yolla rakiplerine üstünlük sağlamaya çalışacak olan Teksas Menkul Kıymetler Borsası'nın (TXSE) bu yılın sonlarında faaliyete geçecek olmasıydı.
Örneğin TXSE'nin zaten fazlasıyla serbestleştirilmiş kuralları arasında, Nasdaq'ın bir zamanlar Amerikan şirketlerinin yönetim kurullarına daha fazla kadın ve azınlık üyesinin dahil edilmesi için kullandığı çeşitlilik gereklilikleri hiç bulunmuyor. Son dönemde TXSE çok daha liberal bir şehir olan New York'u doğrudan hedef almaya başladı. TXSE'nin kısa süre yayınlanan bir televizyon reklamında, Wall Street'in ünlü boğa heykelini parçalayan bir uzun boynuzlu Teksas sığırı gösteriliyor ve "Gerçek boğa piyasasına hoş geldiniz" deniliyor.
Pazarlama çabalarını bir kenara bırakırsak, Dallas'ın New York'tan finans sektöründeki işleri çalma konusunda ne kadar ciddi? Dallas Belediye Başkanı Eric Johnson, "Bu konuda çok ciddiyiz ve ülkenin siyasi olarak şekillenme biçimine baktığımızda, iş dünyasını kucaklayan bir yer olarak gerçekten öne çıktığımızı düşünüyoruz" diyor.
Johnson'ın ekibi, özellikle New York'un sosyal demokrat belediye başkanı Zohran Mamdani gibi isimlerin sol eğilimli politikalarından rahatsız olduğu iddia edilen firmaları hedef alıyor. Johnson, Mamdani'nin devlet destekli çocuk bakımı ve gıda hizmetleri ile emlak vergilerinde olası yüzde 9.5'lik bir artışı içeren planlarının kritik öneme sahip işverenlerin aralarında yer aldığı şirketlere zarar vereceğini ileri sürüyor. Johnson, "İnsanların Dallas gibi yerlere bakmasına neden olan politika farklılıkları işte bunlar; biz tam tersini yapıyoruz" diyor.
Dallas, önümüzdeki aylarda girişimlerini daha da yoğunlaştıracak. Daha şimdiden, Wall Street yöneticilerini güneye çekmek için New York'a 10 kişilik bir heyet gönderen Johnson, "Ofisim, şirket merkezlerini buraya taşımak veya faaliyetlerini genişletmek isteyen ülke genelindeki kişilerle temas halinde. Ve durmayı da planlamıyoruz" diyor.
Normalde New York'a iş kaptırmaktan endişe duyan Londra bile yeni bir rakiple karşı karşıya kalabilir. Dallas Bölgesel Ticaret Odası adlı iş lobisi grubunun kıdemli başkan yardımcısı Mike Rosa, "Uluslararası seyahat ediyoruz ve uluslararası şirketlerle görüşüyoruz" diyor ve ekliyor: "Uluslararası bir bankanın genel merkezini tamamen Dallas'a taşıması fikri gerçekleşiyor. Dallas'ı o banka için bir merkez haline getirme ve daha başarılı olmasını sağlama fikri çok gerçekçi. Biz de uluslararası ayak izimizi daha da büyütmek için gereken yapıya ve bileşenlere sahibiz."
TEKNOLOJİ DEVLERİNE YAKIN
Dallas'ın New York'a meydan okuyarak bu şehrin finans merkezi tahtına göz dikmesini içi boş bir temenni, beyhude bir pazarlama hamlesi olarak görenler olabilir ama söz konusu girişimin tüm bu niyet beyanlarının çok ötesine geçen sağlam maddi temelleri bulunuyor. Dallas'ın Y'all Street finans merkezine taşınmayı kabul eden finans kuruluşlarına sağlayabileceği en önemli avantajlardan biri, giderek ağırlık merkezlerini Teksas'a kaydıran büyük şirketlere ve büyük teknoloji firmalarına daha yakın olması. 2020'lerde Teksas, Kaliforniya'yı geride bırakarak ABD'nin en fazla sayıda NYSE'de işlem gören Fortune 500 şirketinin genel merkezine ev sahipliği yapan eyaleti haline geldi. Buna 2020'de Silikon Vadisi'nden Austin'e taşınan Oracle ve Elon Musk'ın tamamı son birkaç yılda Kaliforniya'dan Teksas'ta taşınan üç girişimi Tesla, X ve SpaceX de dahil. Bu kervana katılan son şirket ExxonMobil oldu. Petrol devi geçen mart ayında yaptığı açıklamada merkezini New Jersey'den Teksas'ta taşıyacağını duyurdu.
Bu arada Dallas-Fort Worth'un nüfusu da hızla artıyor. 2010 yılından bu yana ABD'deki 385 metropol alanı için en hızlı nüfus artışı burada yaşandı ve bölgenin toplam nüfusu 8.5 milyona ulaştı. Bu nüfus patlamasının en ilginç yönlerinden biri, çok sayıda insanın ABD'nin diğer bölgelerinden buraya taşınmasıydı. Ve bu durum, New York, Los Angeles, Chicago ve San Francisco'nun net göç çıkışları yaşadığı bir dönemde gerçekleşti.
Bazı uzmanlar, Teksas'a yönelimin azından bir kısmının siyasi tercihlerden kaynaklandığı kanısında. Bu bağlamda muhafazakar eğilimli insanların liberal eğilimli eyaletlerden kaçtığını gösteren verilere dikkat çekiliyor.
YOKSUL AİLELERE BASKI OLUŞTURABİLİR
Ancak Dallas'ta başta finans sektöründekiler olmak üzere yüksek ücretli işlerin artışı memnuniyetle karşılanırken, zengin bankacıların akınının herkesi olumlu etkileyip etkilemeyeceği belirsiz. Bazı uzmanlar, Y'all Street'in gelişmesinin özellikle kira fiyatları söz konusu olduğunda yoksul aileler üzerinde ciddi bir baskı oluşturabileceği uyarısını yapıyor. Son 15 yılda kira fiyatlarında kaydedilen artış, tahmin edilebileceği gibi, özellikle düşük gelirli aileleri orantısız bir şekilde etkiledi. Kira artık bu ailelerin maaşlarının yarısından fazlasını tüketiyor. Bu durumun yarattığı zorluklardan etkilenenler ise sadece en yoksullar değil; konut maliyetinin ağır yükü altında ezilen yüz binlerce insan bulunuyor. Bu durumun neden olduğu bir diğer gelişme de yoksulların şehrin dışına sürülmesi/sürüklenmesi. Dallas merkezli araştırma grubu Çocuk Yoksulluğu Eylem Laboratuvarı (CPAL) tarafından toplanan veriler, Dallas şehrinde 2023 yılına kadar geçen on yılda 100 bin dolardan fazla kazanan hane sayısının 87 bin arttığını, buna karşılık 35 bin dolardan az kazanan hane sayısının da 61 bin azaldığını gösteriyor. Bunun bir kısmını ücret artışıyla açıklamak mümkün, ancak öyle görünüyor ki düşük gelirli çalışanlar şehir sınırlarının dışına ve daha uzak banliyölere itiliyor. Toplu taşıma imkanlarının sınırlı olması nedeniyle trafik sıkışıklığı artıyor ve işe gidip gelme süreleri uzuyor. Bu durum, bazı çalışanları yaşam maliyetlerini karşılayabilecekleri yerlere daha yakın, daha düşük ücretli işlere yönelmeye zorlayarak hane halkı maliyesi üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor.
Nüfus artışı konut ve kaynaklar için daha fazla rekabet yaratıyor ve bu da zaten maddi olarak zor durumda olan insanların aldıkları maaşların iyice yetersiz hale gelmesine neden oluyor. Yaşanan yoksullaşmanın somut etkilerini finansal istatistiklerde de görmek mümkün: Dallas'ta 2022 ile 2025 yılları arasında alacak tahsil davalarında yüzde 81'lik bir artış yaşandı.